Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/169 E. 2026/10740 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/169
Karar No
2026/10740
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/182 Esas, 2025/1885 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/182 Esas, 2023/657 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 252 64... parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin paydaş olduğunu, taşınmazın imar planında park alanı olarak ayrıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile taşınmazın tapusunun iptaline, davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin piyasa rayicinin altında belirlendiğini, pandemi sürecinin başlamasıyla dava konusu taşınmazın bulunduğu .../... bölgesinde müstakil ev ve villalara talebin arttığını, bu bölgedeki taşınmazların satış değerlerinde ciddi bir yükseliş meydana geldiğini, dava konusu taşınmazın villaların yoğun olarak bulunduğu bölgede olduğunu, aynı zamanda ilçe merkezinde yer aldığını, marketlere, devlet dairelerine ve sosyal donatı alanlarına oldukça yakın bir mesafede bulunduğunu değerinin bilirkişi raporu ile belirlenenden daha yüksek olması gerektiğini, emsal olarak alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmaz mukayese edilirken gerçeğe aykırı tespitlerde bulunulduğunu belirterek re’sen nazara alınacak sebeplerle de İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;davaya konu taşınmazın uygulama imar planında park alanı olarak planlandığını, taşınmazın bir taraftan 24 metre genişliğinde ana arter niteliğinde yola cephe olduğunu, Büyükşehir Belediye Kanunu'nun yazılı hükümleri gereğince ana arterlere cephe olan alanlarda kamulaştırma yapım, bakım, işletim sorumluluğunun Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tespit edilen miktarın çok fahiş olduğunu, dava konusu parselin değersiz konumda bulunduğunu belirlenen tazminat miktarının sundukları emsaller dikkate alınmadan, değerinden çok yüksekte belirlendiğini, kararın tamamına ve yargılama giderleri ile davacıya vekâlet ücreti ödenmesine itiraz ettiklerini belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın arsa niteliği ve 6.881,00 m² yüzölçümü ile tapuda kayıtlı olup, davacının taşınmazda 5.413,00 m² ye karşılık gelen 5413/6881 payla paydaş olduğu, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında park alanı olarak planlandığı, taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilerek emsal incelemesi ile dava tarihi olan 14.02.2023 tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 4.187,18 TL kabul edilerek değer tespitinde isabetsizlik görülmediği, taşınmaza fiilen el atmanın bulunmaması ve dava tarihi itibarıyla davalı belediyenin kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma yoluyla edindiği herhangi bir pay bulunmaması gözetildiğinde, kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde davalı ...’nın sorumlu olduğu tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsiline ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, aşağıda yazılı harcın davalı idareye istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/169, K. 2026/10740, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-169-e-2026-10740-k-8c0993bfe160