Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4315 E. 2026/390 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4315
Karar No
2026/390
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/395 E., 2025/619 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı borçlu ... İnş. A.Ş. aleyhine iki ayrı dosyadan icra takibi başlattığını, her iki icra takibinde borçlu şirketin davalı müflis şirketten olan alacakları için İİK'nın 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müflis şirketin İİK'nın 89. maddesi uyarınca yapılan ihbarlara itiraz etmediği gibi menfi tespit davası da açmadığını, alacaklarının kesinleştiğini, iflas idaresine yapılan alacak kayıt başvurusunun reddedildiğini ileri sürerek 6.144.506,54 TL alacağın iflas masasına kaydına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin müflis şirket ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müflis şirketin iflasından önce müflis şirkete gönderilen haciz ihbarnamelerine dayalı olarak alacağın iflas masasına kaydının istenemeyeceğini, davacının alacağını, borçlusu ... İnş. AŞ'den istemesi gerektiğini, kaldı ki müflis şirketin ... İnş. A.Ş'ne borcunun da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli kararı ile dava dışı takip borçlusu ... İnş. A.Ş. aleyhine yapılan takipte, iflas tarihinden önce davalı müflis şirkete İİK'nın 89. maddesi hükmüne göre haciz ihbarnameleri gönderildiği, dava dışı takip borçlusunun da İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/281 E. sayılı, 19.03.2015 tarihli kararıyla iflasına karar verildiği, İİK'nın 193. maddesi uyarınca borçlu hakkında iflasın açılması ile borçlu aleyhine yapılan takiplerin duracağı ve iflasın kesinleşmesi ile bu takiplerin düşeceği, somut olayda İİK'nın 89. maddesi kapsamındaki işlemlerin de düşeceği, bu nedenle davacı alacağının masaya kayıt ve kabulü talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davacı alacaklının İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/27599 E. ve 2009/14557 E. sayılı dosyaları ile dava dışı ........................Mimarlık A.Ş. hakkında 07.07.20 09... .06.2009 tarihlerinde takip başlattığı, bu takipler çerçevesinde takip borçlusu............ Mimarlık A.Ş'nin alacaklı olduğu davalı şirkete İİK'nın 89. maddesi kapsamında her iki icra dosyasından 1. haciz ihbarnamesi gönderildiği, bu haciz ihbarnamelerinin 15.09.20 09... .06.2009 tarihlerinde tebliğ edildiği, sonrasında 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirketçe bu haciz ihbarnamelerine itiraz edilmediği gibi 15 günlük hak düşürücü sürede menfi tespit davası açılmadığından takip borçlusunun 3. kişi nezdindeki alacağının kesinleştiği, bu borcun artık 3. kişi tarafından takip alacaklısına ödenmesi gerektiği, takip borçlusunun 19.03.2015 tarihinde iflasına karar verilmiş ise de, sonradan takip borçlusunun iflas etmesinin ve takiplerin düşmesinin 3. kişinin borcunu söndürmeyeceği anlaşıldığından haciz ihbarnamesinde kesinleşen davacı alacağının iflas eden 3. kişinin iflas masasına kaydının yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda alınan 10.07.2025 tarihli ek raporda davalı müflis şirketin iflas tarihi itibarıyla belirlenen alacak miktarına ilişkin hesaplamaya itibar edilerek İİK'nın 89. maddesi gereğince davalı müflis şirketin borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile iflas masasına 6.144.506,54 TL alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı iflas idaresi vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, dava dilekçesinde kayıt kabul talep edilen miktarla bilirkişilerce hesaplanan miktar arasında 270 TL’lik fark bulunduğunu, talep ve rapor arasındaki bu farkın gerekçeli kararda hiçbir şekilde tartışılmadığını, bozma ilamında alacağın somut miktarı ve bu miktarın hangi yöntemle ve hangi tarihler esas alınarak hesaplanacağı konusunda herhangi bir tespit içermediğini, ticari defterler ve üçlü ticari ilişki çerçevesinde maddi hukuk incelemesinin yetersiz olduğunu, bozma sonrasında alacağın iflas tarihi itibariyle gerçek miktarının, icra dosyaları, çekler ve taraf defterleri esas alınarak bilirkişilerce ayrıntılı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4315, K. 2026/390, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-4315-e-2026-390-k-cfd137e9bb9a