Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2096 E. 2026/3699 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2096
- Karar No
- 2026/3699
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/212 E., 2024/3163 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/65 E., 2022/192 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 71 74... parsel sayılı 458,26 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu belirtilmek ve malik hanesi boş bırakılmak suretiyle, tek katlı betonarme ev ve arsası vasfıyla tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan, sınırları dava dilekçesinde belirtilen yaklaşık 1.000 m² yüzölçümündeki taşınmazın müvekkili olan davacı ... tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yapılan ve kesinleşen orman kadastro çalışmalarına göre, kesinleşen haritasında tamamının tespit harici ve kenarlaşmadan kaynaklı orman kadastrosu yapılmamış alanda kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz hakkında müvekkili idarenin herhangi bir tasarrufu olmadığını ve taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun davada taraf sıfatı bulunmadığını ve davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince aktarılan dava dosyası ve kadastro tutanağı birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle davanın kabulüne ve Kocaeli ili İzmit ilçesi Karadenizliler Mahallesi 71 74... parsel sayılı taşınmazın davacı ... tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, yapılan keşif, alınan fen ve ziraat bilirkişisi raporlarına ve özellikle dava konusu taşınmaza ilişkin olarak jeodezi bilirkişisi tarafından çeşitli yıllara ait hava fotoğraflarında yapılan incelemeye göre, taşınmazın imar ihya edilmek suretiyle tarımsal amaçla kullanıldığı ve taşınmaz üzerindeki yapının eskiden beri mevcut olduğu, komşu taşınmazların tesciline esas Mahkeme kararından da dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğin varlığının anlaşıldığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmaz hakkında imar ihyanın tamamlandığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve adına tescil kararı verilen yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle, davalılar Hazine, ... ve İzmit Belediye Başkanlığının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacı yararına zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli imar planında mutlak tarım arazi alanı, DSİ göl sulama alanı ve jeolojik sakıncalı alanda kalması nedeniyle zilyetlik ve imar-ihya yoluyla tescilinin mümkün olmadığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, Hazine adına tescilinin gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın imar ve ihya edilmediğini, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulllarının oluşmadığını, taşınmazın nazım imar planı içinde kaldığını, davanın husumet nedeniyle reddi ile müvekkili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine tescil şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli imar planında mutlak tarım arazi alanı, DSİ göl sulama alanı ve jeolojik sakıncalı alanda kaldığını, imar-ihya yoluyla tescilinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, davanın müvekkili idare yönünden husumet nedeniyle reddi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı ... alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.