Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6162 E. 2026/3685 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6162
- Karar No
- 2026/3685
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/611 E., 2025/809 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/275 E., 2023/216 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Giresun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, 5 28... parsel sayılı 5.585,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve işbu parsel ...'in 1986 yılından beri kullanımındadır, parsel üzerindeki kargir bir katlı ev ...'e aittir" şerhleri yazılarak fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vasisi ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda davacı babasının kullandığı 2 dönümlük yerin davalı amcası adına yazıldığını, taşınmazın bütün olarak kullanılmadığını, iki ayrı parsel olarak kullanıldığını belirterek, kısıtlı babasının kullanımında olan yerin ayrı parsel numarası ile babası adına yazılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu ve hak düşürücü süre ve zamanaşımının geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Mahkemece yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, kadastro tespit bilirkişileri ve tanıkların çelişkisiz beyanlarından anlaşılacağı üzere; dava konusu yerin fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının kadastro tespit tarihinden uzun yıllar önce ve halen davacının zilyetliğinde olduğu, bu hususun davalı tarafın da kabulünde olduğu, taşınmazın arazi vasfında olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının muhdesat hanesinde yazılı "işbu parsel ... oğlu ...'in 1986 yılından beri kullanımındadır, parsel üzerindeki kargir bir katlı ev ... oğlu ...'e aittir" şerhinin iptaline ve yerine 26.04.2023 tanzim tarihli raporu ve eki kroki doğrultusunda; ''işbu parselin ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 4.106,81 metrekarelik kısmı 26.06.1966 doğumlu ... oğlu ...'in 1986 yılından beri kullanımındadır, parsel üzerindeki (A) harfi ile gösterilen kısım üzerindeki kargir bir katlı ev ... oğu ...'e aittir, işbu parselin ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1.478,33 metrekarelik kısmı 26.06.1966 doğumlu ... oğlu ...'in 1986 yılından beri kullanımındadır'' şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, istinaf edenin sıfatına, istinaf incelemesinin kamu düzenine aykırılık hariç istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılabilecek olmasına, kanuni hasım olan Hazine aleyhine herhangi bir hüküm kurulmamış olmasına ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.