Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6109 E. 2026/3675 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6109
- Karar No
- 2026/3675
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1706 E., 2025/613 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/76 E., 2024/1 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Gümüşhane ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 287 parsel sayılı 7.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 75... parsel numarasıyla ve 6.952,94 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; usulüne uygun işlem yapıldığını ve davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi kapsamında Kadastro Güncelleme Yönetmeliği'nin 15. maddesine göre yapılan kadastro haritalarının güncellenme çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın 6.952,94 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edildiği, kadastro güncelleme tutanaklarının, 3402 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre 30.06.2021-29.07.2021 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına alındığı, dava konusu taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın, tesis kadastrosu sırasında kullanılan ölçü ve hesap tekniğindeki hatadan kaynaklandığı, dava konusu parselin tesis kadastro paftası ile güncelleme kadastro paftası çakıştırıldığında dava konusu taşınmazın sınırlarının güncelleme sonucu oluşan sınırlara uyduğu, yapılan sınırlandırma ve güncelleme çalışmalarının ilgili mevzuata uygun icra edildiği" gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumet yönünden usulden reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine, dava konusu taşınmazların güncelleme tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Uygulama kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazlar arasındaki sınırın, değişebilir sınır tipinde belirlenmiş olduğu, taşınmazlar arasında sabit sınır teşkil edebilecek herhangi bir unsur bulunmadığı, taşınmazların tesis kadastro tutanakları incelendiğinde, davacı Hazineye ait taşınmazın davalılara ait taşınmaza uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olduğu gerekçesiyle davacı Hazine adına tespit edildiği, tesis kadastrosunda miktar fazlası olarak tespit edilen taşınmazlara ilişkin olarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 2018/13 sayılı Kadastro Güncelleme Çalışmaları Uygulama Genelgesi'nin 37. maddesinde açık düzenleme bulunduğu, kadastro sırasında kayıt miktarı veya iktisap miktarı esas alınarak tespit yapılmış ise, tapuda kayıtlı yüzölçüme göre sınırların oluşturulması gerektiği, somut olayda da davacı Hazineye ait taşınmaz tesis kadastrosunda davalı tarafa ait taşınmaza uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olduğu gerekçesiyle davacı Hazine adına tespit edildiği, uygulama kadastrosunda da 2018/13 sayılı Genelge'nin 37. maddesi uyarınca kayıtta yüzölçüm miktarına göre sınırlar belirlendiği ve davalı taraf adına kayıt miktarı kadar taşınmaz tespit edildiği, dava konusu taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrosu tespitlerinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere, herhangi bir hata ve usulsüzlük bulunmadığı" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.