Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3647 E. 2026/8131 K. – yargılamanın
Konu: yargılamanın yenilenmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3647
- Karar No
- 2026/8131
- Karar Tarihi
- Konu
- yargılamanın yenilenmesi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1772 Esas, 2025/2904 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen davanın reddine dair karara karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru sonucu verilen ihlal kararı uyarınca taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedar oldukları ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 44... ve 83 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılmaksızın yol geçirilmek sureti ile el atıldığından müvekillerinin uğramış olduğu zararın ve ecrimisil bedelinin ödenmesi talebiyle açılmış olan dava neticesinde, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2018 tarihli ve 2017/233 Esas, 2018/61 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, anılan kararın derecattan geçerek 12.03.2019 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesini müteakip Anayasa Mahkemesine başvurulduğunu, Anayasa Mahkemesi tarafından 03.04.2024 tarihli ve 2019/... başvuru numaralı karar ile hak ihlali başvurumuzun kabulü ile ihlalin sonuçları ortadan kaldırılmak üzere yeniden yargılama yapılması amacıyla dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini ileri sürerek ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2018 tarihli ve 2017/233 Esas, 2018/61 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamanın yenilenmesine, 22.01.2018 tarihli ve 2017/233 Esas, 2018/61 Karar sayılı hükmün iptaline, davanın esasının yeniden incelenmesine, davalı idare tarafından usulsüz olarak kamulaştırılan taşınmazlara kamulaştırmasız olarak el atıldığının tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; ava konusu ... ili, ... ilçesi,... 44... ve 83 parsellerde kayıtlı taşınmazların 30.04.1975 tarihli ve 1975/62 sayılı kamu yararı kararına göre kamulaştırıldığını ve taşınmaz malikine noter tebligatının yapıldığının tespit edildiğini, kamulaştırma işleminin ... 1. Noterliği aracılığı ile ... yevmiye numarası ile 13... tarihinde malik ...'un bizzat kendisine tebliğ edilmiş olduğundan o tarihte geçerli kamulaştırma yasası gereği 30 gün içinde tezyidi bedel davası açılmayıp kamulaştırma işlemine de itiraz edilmediğinden kamulaştırma işleminin kesinleştirildiğini, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmayıp usulüne uygun yapıldığından süresi içinde açılmayan davanın reddinin gerekeceğini, noter tebligatı ile kamu yararı kararı ve kıymet takdir raporlarının dilekçeleri ekinde gönderildiğini, gerekirse belge asıllarının ... ve ... Noterliğinden istenmesini ve tebligatın usulüne uygun yapıldığının tespit edilmesi bakımından taşınmazın evveliyatlı tapu kayıtlarının istenerek tebellüğ tarihinde muhatabın malik olup olmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek anılan nedenler ile açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen bedelin çok düşük olduğunu, yargılama giderlerinin kısmen kabul kısmen ret gereği davacı üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararına rağmen davalı idareye reddedilen kısım için vekâlet ücreti verilmesinin doğru olmadığını, değerlendirme tarihinin yenileme tarihi olması gerektiğini, ecrimisil hesabının da 29.04.2024 tarihinden geriye doğru hesaplanması gerektiğini, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, enflasyon oranı altında faize hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; el atama şartlarının oluşmadığını, ecrimisil talebinin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın belediye yazı cevabı dikkate alındığında el atma tarihindeki (1976 yılı) vasfının arazi olarak kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği, eldeki davanın 11.04.2014 tarihinde açıldığı gözetildiğinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun " Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine... "gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alınarak dava konusu taşınmazın idare adına tescil edildiği tarihe göre kamulaştırmasız el atma olgusunun 04.11.1983 tarihinden önce gerçekleştiği gözetilerek dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki niteliğine göre dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılarak tazminat bedelinin belirlenmesi isabetli olmakla bu yöndeki itirazların yerinde olmadığı, davacı vekilinin değerleme tarihinin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı sonrası yeni esas aldığı tarih olması gerektiği yönündeki itirazlarının da yerinde olmadığı, kamulaştırmasız el atma davalarında kıyasen uygulanan 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ( 2942 sayılı Kanun) 15/son maddesi uyarınca değerledirmenin dava tarihi itibarıyla yapılması gerektiğinden, davacı tarafın bu hususa ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği, yine 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği ancak yukarıda belirtildiği üzere Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun " Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine... "gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alınarak ve el atma tarihinin 1983 öncesi olduğu dikkate alınarak kabul ve reddedilen kısımlar için her iki tarafa maktu vekalet ücreti ve kabul-red oranı dikkate alınarak yargılama giderinin belirlenmesinin yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz bilirkişilerce arazi olarak değerlendirildiği, taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bu doğrultuda hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranları uygulanmak suretiyle el atma bedelinin ve münavebe ürün gelir bedeli dikkate alınarak geriye doğru 5 yıllık ecrimisil tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerininin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasının talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili ve ecrimisil istemi hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... ve 83 parsel sayılı taşınmazlara net gelir yöntemi ile değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Eldeki dava Anayasa Mahkemesinin 2019/... başvuru numaralı kararı ile yargılamanın yenilenmesine karar verilen ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/233 Esas, 2018/61 Karar sayılı dosyasının devamı niteliğinde olup buna göre değerlendirme tarihinin 29.04.2014 tarihi olduğu gözetilerek bedel belirlenmesi yerindedir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden davacılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
6. Tespit edilen bedele Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatalarının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a. (1) numaralı bendinin ikinci paragrafında ve (2 ) numaralı bendinde, (3) numaralı bendinin ikinci paragrafında ve (4) numaralı bentlerinde bulunan " yasal faizi " kelimelerinin ayrı ayrı çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı " kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi" kelimelerinin yazılması,
b.(7) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Davacılar tarafından yapılan 14.021,88 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, davalı idarece yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına " cümlesinin yazılması,
c. (9) numaralı bendin hüküm fıkrasından çıkartılması, bent sırasının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.