Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3369 E. 2026/3231 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3369
Karar No
2026/3231
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/448 E., 2025/542 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2023/392 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dava konusu ... ili, ...ilçesi, ...Mahallesi 2 00... parsel sayılı taşınmazın 02.08.2016 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmasında depo ve tarla vasfı ile Hazine adına tespit gördüğü anlaşılmıştır.

Davacı; dava konusu 2 00... parsel sayılı taşınmazı 20 yıldan beri kendisinin ekip biçtiğini ancak kadastro tespiti sırasında Muhammet adına yazıldığını ileri sürerek tespitin iptali ile nüfus kaydındaki gibi ... olarak tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

Davalı Hazine vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirtip açılan davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; keşif esnasında dinlenilen mahalli bilirkişiler davaya konu taşınmazı davacının uzun süredir kullandığını beyan etmiş, ayrıca davacının ismini ... olarak bildiklerini beyan etmişlerdir. Benzer şekilde tutanak bilirkişileri de kadastro tutanağı düzenlenirken davaya konu taşınmazın ...'a ait olduğunun çevreden söylendiğini ancak ... olarak ismi geçen şahsın aslında davacı ... olduğunu sonradan öğrendiklerini beyan etikleri, tapu kaydının yanlış olduğu davacının iddiasında haklı bulunduğu, taşınmazı fiilen kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesice; taşınmazın orman sayılmayan yerlerde olduğu ve yörede yapılıp 25.01.2019 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman tahdit hattının orman sayılmayan alan sınırlarında kaldığı, tutanağın edinme kısmında taşınmazın depo ve tarla olarak kullanıldığı yazılı ise de bilirkişi raporları, 19 85... tarihli hava ve 2011, 2013 tarihli uydu fotoğraflarından anlaşıldığı üzere taşınmazın kullanılmayan %5-12 eğimli %25-35 taşlık, kayalık mahiyette olduğu, dava konusu taşınmazın davacı tarafından belli süre ile arı kovanı koymak için kullanıldığı, başka hiç bir amaçla kullanılmadığı, bu hususun davacı beyanları ile de sabit olduğu, taşınmazın yerleşim yerine uzaklığı ve taşlık niteliği göz önüne alındığında imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğu ve imar-ihya emaresi olmadığı gibi bu tür bir taşınmaza belli zamanlarda sadece arı kovanı konulmak sureti ile kullanımın taşınmazın zilyetlikle iktisabı için yeterli olmadığı, taşınmazın imar-ihya edilmediği, bu nedenlerle davacı yararına tespit tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı, belediye adına tapulu olmayan taşınmazın encümen kararı ile davacıya satılmasının geçerli olmayacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen kabul kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş ve davanın reddine karar verilmiştir.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak talep olmadığı halde taşınmazın niteliğinin ham toprak olarak değiştirilmesi doğru değildir.

Ne var ki; anılan hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasından B-2 fıkrasından; "taşınmazın vasfının "ham toprak" olarak düzeltilmesine" cümlesinin çıkartılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3369, K. 2026/3231, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3369-e-2026-3231-k-8681979f80f2