Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3465 E. 2026/1073 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3465
Karar No
2026/1073
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/124 E., 2025/905 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/815 E., 2024/685 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı iş ortaklığı ile müvekkili şirket arasında 10.05.2016 tarihinde imzalanan sözleşme ile müvekkili şirketin Türkiye -Gürcistan (Kars Tiflis) Demiryolu Alt ve Üst Yapı İkmal İnşaatı işi bünyesindeki imalatlarda kullanılacak ve ihtiyaç olan kırmataş malzemesinin dava dışı ... Grup İnş Nak. Mad. San ve Tic A.Ş. adına ruhsatlı taş ocaklarından taşın çıkarılarak temini veya depo sahasındaki malzemeden taşın ayıklanması, araçlara yüklenmesi, ocak-konkasör aracı nakil ve konkasör tesislerinde işveren termin programına göre uygun olarak istenilen ebat ve miktarda kırılması, teslim edilmesini sözleşmede belirtilen birim fiyatlarla yapmayı taahhüt ettiğini, işin ifası aşamasında yapılan son hakediş olan 2017 sezon sonu 30.11.2017 tarihli hakedişte karşı tarafa verilen malzemenin %80’inin ödemesi yapıldığını, %20’lik kısmında ödemeyi müvekkilinin tahsil edemediğini, müvekkili şirketin karşı tarafın isteği üzerine stok deposuna fazla malzeme teslim etmiş olup teslim edilen fazla malzemenin ödemesinin müvekkiline yapılmadığını, iş ortaklığı tarafından malzemeler teslim alınırken sağlıklı bir ölçüm yapılmadığını, müvekkili şirketin iş ortaklığına teslim edilen fazla malzemelerin bir kısmının taş ocağını işleten dava dışı ... Grup İnş. Nak. Mad. San. ve Tic. A.Ş. üzerinden piyasaya satılmış olduğu duyumu alındığını, davalıların yerinde ölçüm yapmaya yanaşmadığını ve müvekkili şirkete teslim edilen fazla malzemelerden kaynaklanan bakiye alacağı da ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL’nin davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, 11.07.2024 tarihli kuruşlandırma dilekçesi ile; sözleşme gereği davacının taahhüt ettiği işleri tamamlaması akabinde iş ortaklığı tarafından talep edilmesi üzerine iş ortaklığına teslim edilen ölçümü yapılan ancak hakedişe bağlanmayan %20'lik fazla malzeme bedeli için 5.000,00 TL'nin, Harmanlı Mevkii, ... ... adına kayıtlı taş ocağında ölçümü yapılmadan duran ve hakedişe bağlanmayan fazla malzeme bedeli için 5.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalı ... Madencilik Tur. Nak. A.Ş. vekili; davaya karşı zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, zamanaşımı süresi olan 5 yılın dolduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmayacağından davanın reddi gerektiğini, davacının ispat külfetini yerine getirmediğini, davacının ödenmemiş alacağı bulunmadığını, mal teslim ettiğini ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2-Davalı ... Yapı Sanayi Tic. A.Ş vekili; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmayacağından davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını müvekkili şirketin davacı tarafından ibra edildiğini, davacı şirket tarafından verildiği iddia edilen fazla malzemeye ilişkin herhangi bir fatura kesilmediğini, teslim belgesi sunulmadığını ve bugüne kadar müvekkili şirketten talepte bulunulmadığını, dava konusu teslim olgusunun tanıkla ispata elverişli olmadığını, senetle ispat edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça üstlenilen işin 28.06.2018 tarihinde ibraname ile sona erdirildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, buna göre ibraname tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu, davacı vekilince ara karar uyarınca sunulan 11.07.2024 tarihli kuruşlandırma dilekçesi ile; dava dilekçesindeki talebin kuruşlandırıldığı ve dava dilekçesinde yer alan ifadelerin aksine ve ön inceleme duruşmasındaki tespite aykırı olarak tüm talebin fazla iş bedelinden kaynaklandığının belirtilmiş olduğu, bir an için eldeki davadaki taleplerin tamamının fazla iş bedeline ilişkin olduğu, buna göre zamanaşımı süresinin TBK'nın 146. maddesi uyarınca 10 yıl kabul edilmesi gerektiği düşünülse dahi, davacı tarafça fazla teslim edilen işin yine asıl sözleşme kapsamında olduğu, başkaca bir işe ait olmadığı bu nedenle 5 yıllık zamanaşımı süresinin bu durumda da dikkate alınması gerektiği, eldeki davada zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilse dahi, 28.06.2018 tarihli ibraname ile 15.07.2016 sözleşme, 01.02.20 17... .08.2017 tarihli protokollerle ilgili olarak 30.11.2017 tarihli hakediş çerçevesinde mutabakat sağlandığı belirtilerek, hakedişten oluşan alacağa karşılık taşeron alacağının kalmadığının belirtildiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusunun sözleşme dışı imalat ve fazla imalata ilişkin olduğu, imalatların iş sahibi yararına olması nedeni ile vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca yapıldığı ve zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, b. İbranamelerin sözleşmeden kaynaklı hakediş alacaklarına ilişkin olduğu, fazla teslime ilişkin bir ibra verilmediğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3465, K. 2026/1073, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3465-e-2026-1073-k-a055b9b0b9f1