Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3315 E. 2026/726 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3315
Karar No
2026/726
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 26.04.2016 SAYISI : 2017/449 E., 2018/285 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili taşeronun, davalının yüklenicisi olduğu 4 bloktan oluşan inşaatın elektrik işlerinin yapımı konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, 1. ve 2. blokların imalâtının tamamlandığını, bunlar için 98.000,00 TL ödemede bulunulduğunu, davalı tarafından 1.145,50 TL fazla ödeme yapıldığını, 3. ve 4. bloklara ait elektrik işlerinin kısmen yapıldığını, bu bloklara ait toplam 85.640,00 TL imalât bedelinin ise ödenmediğini, açıklanan fazla ödemenin mahsubuyla bakiye 84.495,10 TL'nin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptâli ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde, davacının taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin yüklenicisi olduğu inşaatın bir kısım işlerinin davacı tarafından yapıldığını, ancak iş bedelinin ödendiğini, davacı ve oğlunun imzalarının bulunduğu 31.12.2013 tarihli ibraname bulunduğunu, öte yandan 4. blokta ayıplı imalât bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.03.2016 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 29.03.2016 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 11.07.2017 tarihli, 2016/3181 Esas, 2017/2826 Karar sayılı ilamı ile, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacı taşeronun eldeki davada 3. ve 4. blokta yapılan imalât bedelini talep etmekte olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda iş bedelinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatlarına göre hesaplandığını, oysa taraflar arasında iş bedeli kararlaştırılmadığından işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesi uyarınca yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa fiyatları ile hesaplattırılıp, piyasa fiyatlarına KDV dahil olduğundan bulunan iş bedeline KDV ilave olunmadan saptanan iş bedelinden fazla ödeme 1.145,50 TL mahsup edilip bakiye miktar üzerinden karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma doğrultusunda alınan bilirkişi ek raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Davacı tarafın taraf sıfatı bulunmadığını, davacı tarafından tüm işin oğlu tarafından yapıldığının beyan edildiğini, b. 31.12.2013 tarihli ibra beyanının dikkate alınmadığını, hem davacı hem de ...’nın imzasını taşıyan 31.12.2013 tarihli ibra tutanağı ile müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu kalmadığının açıkça ortaya koyulduğunu, c. Eser bedelinin tespiti ve bilirkişi incelemesinin hatalı olduğunu, d. İş bedelinin eksik ve ayıplı imalât nedeniyle indirime tabi tutulması gerektiğini, e. Davanın tamamen reddi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptâli istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle mahkemece yapılan keşif ve dosyada mevcut bilirkişi raporları doğrultusunda işin yapıldığının ve bedelinin bozmaya uygun tespit edildiği, cevap dilekçesinde işin davacı tarafından yapıldığının kabul edildiği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3315, K. 2026/726, T. 26.04.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3315-e-2026-726-k-b3fc5da95d1c