Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1871 E. 2026/1111 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1871
Karar No
2026/1111
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1108 E., 2025/325 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/310 E., 2024/586 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ...'... aldığı işleri taşeron şirket olarak müvekkili şirkete verdiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, müvekkili şirketin işbu yapmış olduğu işler karşılığı düzenlediği hakediş faturalarının tahsili için icra takibi yaptığını, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu ettiği ... sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, faturaların düzenlendiği tarihlerin üzerinden neredeyse 10 yıl geçtikten sonra icra takibine konu edildiğini, davacı tarafın taşeron sözleşmeleri ile üstlendiği yükümlülüklerini zamanında ifa etmediğini, davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağının olmadığını, davacının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle ... tarafından tahakkuk ettirilen yüksek meblağlı cezaları müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığını, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/204 Esas sayılı dosyasında davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğuna dair herhangi bir tespitin yer almadığını savunarak, davanın reddi ile %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında geçerli şekilde ... sözleşmesinin imzalandığı, davacının Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/355 Esas sayılı dosyada alacağı bulunduğu yönünde savunma yaptığı, TBK’nın 154/2. maddesi uyarınca zamanaşımının kesildiği, davacının 5 yıllık süre içinde takip başlattığı ve işbu davasını açtığı, davacının davalı defter ve kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere 456.500,00 TL alacağı bulunduğu, takip tarihine kadar 339.260,00 TL işlemiş faiz alacağının olduğu, davacı alacağının davalının da kayıtlarına aldığı faturalarla belli olduğu, likit özellik taşıdığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu alacağın ... sözleşmesinden kaynaklı olduğunu, 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/355 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin herhangi bir borcu ikrarının bulunmadığını, zamanaşımı dolmadan yapılan icra takibi ya da dava söz konusu olmadan sırf savunma mahiyetindeki beyanların zamanaşımını kesmesinin mümkün olmadığını, uyuşmazlığın temeli 2008, 2009, 2010 tarihli faturalardan kaynaklanmakta olup 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacının taşeron sözleşmeleri ile üstlendiği işi tamamlayamadığını, davacının faturalarda belirtilen işleri taraflar arasındaki sözleşme kapsamında eksiksiz ve ayıpsız olarak yapıp yapmadığı araştırılmaksızın ve bu konudaki itiraz ve delilleri değerlendirilmeksizin karar verildiğini, davacının fatura alacağını ispatlayamadığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, inkâr tazminatının koşullarının oluşmadığını, alacağın likit olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1871, K. 2026/1111, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1871-e-2026-1111-k-f102891bf20f