Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1829 E. 2026/1092 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1829
Karar No
2026/1092
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1604 E., 2025/621 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/75 E., 2024/65 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA 1-Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici ... Nakliyat İnşaat Tur. İhr. İth. Paz. A.Ş. ile diğer davalı ... ve dava dışı bir kısım arsa malikleri arasında dava konusu (eski 690) 1693 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davacı müvekkilinin dava konusu taşınmaz için sözleşme gereği 800.839 TL (KDV dahil bedelinden) ... 57. Noterliği'nin 08.05.2015 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi gereği 5.142 TL kapora, 158.608 TL peşinat, 7.929 TL KDV tüm ödemeleri yaptığını, dava konusu A14 blok, D 4 bağımsız bölümü 30.06.2015 tarihinde teslim aldığını, müteahhit ile arsa malikleri arasında yaşanan ihtilaflar nedeniyle kat irtifakı tesis edilmediği gibi tapu devir işlemlerinin de yapılmadığını belirterek, davaya konu A14 blok (4) no'lu bağımsız bölüm ve bu bölüme denk gelen arsa payının, tapu kaydı üzerindeki tüm haciz, tedbir ve sair takdiyatların terkini suretiyle tesciline, tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilmemesi halinde davalı müteahhite dava tarihine kadar ödediği toplamda 808.308,61 TL ödemesinin ödeme tarihleri itibariyle işleyecek ticari faizi ile davalı müteahhitten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davacı vekili dahili dava dilekçesinde; davalı ve arsa maliklerinden olan ...'in tapu hisselerine konulan genel haciz işlemi neticesi davacının satın aldığını ve işbu davanın konusu olan tapu kaydı üzerine de olacak şekilde haciz işlemi uygulandığını, söz konusu haczin borçlusu olan ... aleyhine olan haczin işbu davaya konu gayrimenkul yönünden hükmünün olmayacağını, dahili davalı olan SGK'nın vaki alacağı nedeni ile konulan hacizin aşkın haciz konumunda olduğunu, davalı-borçlu ...'in çokça gayrimenkulü üzerine haciz konulduğunu, herbir gayrimenkulün değerinin borç miktarını fazlası ile karşılayabilecek değerde olduğunu, davalı-borçlu ... adına aşkın haczin sona erdirilmesi konusundaki sözlü girişimlerin de yerine getirilmediğini beyanla, gerek dava dilekçesi ve gerekse dahili dava dilekçesini gerektiren vaki SGK haczi neticesinde tüm davalılara karşı olmak üzere davanın kabulü ile dava konusu gayrimenkulün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili ile SGK haciz alacağının da dahil olmak üzere tüm takyidatların terkini konusunda da karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sözleşmeye konu edimlerinden sadece bir tanesini kusuru olmaksızın yerine getiremediğini ve bu sebeple sözleşmeye konu bağımsız bölümü davacı adına tescile hazır hale getirmesine rağmen hukuki imkansızlık nedeniyle davacı adına tescil edemediğini, davacının teslim edilen bağımsız bölümde 3 yıldan fazla süredir oturduğunu, davaya konu bağımsız bölümün inşasının tamamlandığını, arsa maliklerinden davalı ...'in hukuka aykırı olarak kat irtifakı kurulması için davalı şirkete verdiği vekaletnameyi azli ve kat irtifakı için gereken imzayı vermemesi nedeniyle projede kat irtifakı kurulamadığını, kat irtifakının kurulması için ikame edilen İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/ 342 Esas sayılı dosyasının hala derdest olduğunu, bu dosyada yapılacak yargılama neticesinde kat irtifakı kurulduğu anda davalı şirketin tescil yükümlülüğünü yerine getirebileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.

2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalıya yöneltilen davayı husumet yönünden kabul etmediklerini, derdestlik itirazlarının bulunduğunu, açılan davanın tapu iptal ve tescil davası olduğunu, davalıya karşı yönetilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının hiçbir zaman kötü niyetli hareket etmediğini, kötü niyetli hareket edenin yüklenici taraf olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

3-Dahili davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davalı kurumun, Tarihi ... ... ve İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ödenmeyen prim borçları için şirket müdürü ... adına icra takibi başlatıldığını ve 1693 parselde adına kayıtlı gayrimenkule haciz şerhi işlendiğini, şirketin ödenmemiş prim borcunun 30.04.2020 tarihi itibariyle 1.076.997,17 TL olduğunu, şirket müdürü ...'in borcun tamamından sorumlu olduğunu, görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, haciz bakımından herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını beyanla davalı kurum yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenici şirket ile dava konusu taşınmazın hissedarlarından olan davalı ...'in İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/342 Esas sayılı dosyasından verilen karar uyarınca yüklenici şirket ile sulh olduğu da dikkate alındığında, davalı şirket tarafından davacıya satışı vaad edilen ve 30.06.2015 tarihinde teslim edilen taşınmazın davalı ... hissesine ilişkin kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği, her ne kadar, anılan mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, davalı ... hissesi üzerinde haciz şerhleri bulunduğundan tapuda işlem yapılamadığının anlaşılması, davacı vekilinin talebi üzerine 06.06.2018 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile dava konusu taşınmazın 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için tedbir kararı verildiği, tedbirin tapu kaydına 08.06.2018 tarihinde şerh verildiği, İstanbul 36. İcra Müdürlüğü' nün haciz yazısı ile SGK'nın kamu haczi yazılarının dava ve tedbir şerhinin işlenmesinden sonra 14.01.2019-16.01.20 19... .09.2019 tarihlerinde şerh verilmiş olup, tüketicinin yüklenici tarafından inşa edilen taşınmazı 08.05.2015 tarihli sözleşme ile satın aldığı da dikkate alındığında, taşınmazın takyidatlardan ari olarak davacı adına tescili gerektiği, dahili davalı SGK ve ... yasa gereğince davaya dahil edilmiş olduklarından masraf ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi 14.03.2024 tarihli tavzih kararı ile dahili davalı ...Ş. vekili Avukat ...'nun talebinin kabulü ile mahkemenin 23.01.2024 tarih ve 2023/75 Esas, 2024/65 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün; 2) no'lu bendinde yazılı, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 13.maddesi gereğince 109.189,63.TL. vekalet ücretinin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya davacıya verilmesine, 3) no'lu bendinde yazılı, davacı tarafından yapılan 10.245,05 TL. yargılama giderinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, 4) no'lu bendinde yazılı, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL başvurma harcı ile 50.349,14 TL nispi karar ilam harcının Hazine adına davalı ...'nden tahsiline, şeklinde tavzihine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilince ve dahili davalı SGK vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının kabulüne, kararın ve 14.03.2024 tarihli tavzih kararının kaldırılmasına, haciz şerhlerinin davanın devamı sırasında tapuya işlendiği, bu sebeple haciz lehtarlarının davaya dahil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararının haciz şerhlerinin tapuya tesis tarihinden önce olması nedeniyle haciz lehtarları dahili davalıların iyiniyetli 3. kişi konumunda olmadıkları, İlk Derece Mahkemesinin ... Varlık Yönetimi A.Ş'nin talebi üzerine verdiği tavzih hükmünün talebi aşar nitelikte olduğu, temlik ile dahili davalının taraf sıfatının kalmadığı, mahkemenin gerekçeli kararından yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden tüm davalıları sorumlu tuttuğu, dahili davalı ... Yönetimi A.Ş.' nin kendi yönünden tavzih talebinde bulunduğu, mahkemenin tavzih hükmü ile yargılama giderleri, vekalet ücreti ve harçtan sadece davalı ...Ş'yi sorumlu tuttuğu, davalı ...' in gerekçeli karara karşı istinaf talebinin olmadığı, davacının da hatalı tavzih kararına karşı istinaf talebinin olmadığı, buna göre yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalılar ... Holding A.Ş. ile ...' den tahsilinin gerektiği, dahili davalıların hukuki ayıp niteliğindeki şerhler nedeniyle ve davacının ek karara karşı istinaf talebi olmadığından yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Dahili davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkil kurum SGK'nın işbu davada husumet ehliyeti olmadığını, müvekkil nezdinde (haciz konan alacaklar yönünden) taraf olmayan davacının, belirttiği talepleri ve itirazları yapma ehliyeti bulunmadığını, müvekkilin dahili davalı vs herhangi bir taraf sıfatıyla yer almasına hukuki olarak imkan olmadığını, davacının itiraz hakkı olmamakla birlikte, hak düşürücü sürede açılmayan davanın, süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Kuruma başvurunun dava şartı olduğunu, davacı tarafından kuruma başvurduğuna dair bir belge sunulmadığını, müvekkil kurum kamu kurumu olduğundan imtiyazlı ve rüçhan hakkı olduğunu, kötüniyetli olduğu / iyiniyetli olmadığı kabulünün hatalı olduğunu, kamu kurumu olan müvekkilin kötü niyetle hareket etmesinin düşünülemeyeceğini, adi şekilde düzenlenen gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinin şekil şartlarına uymadığını, satış vaadi sözleşmesi tapuya şerh edilmediğinden, satılacağı taahhüt edilen tarafın, kütüğe dayanarak işlem yapan üçüncü kişiye karşı hak iddia edemeyeceğini, Mahkemece celp edilen tapu kaydında taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin şerh ettirilmediğinin görüldüğünün, davacıların dava dilekçesi ile mahkemeden taşınmazın satış vaadinin şerh verilmesine karar verilmesini istemişlerse de mahkemece böyle bir karar verilmediğini, o halde, ortada bir şerh dahi olmadığını, müvekkil tarafından tatbik edilen haczin hukuka uygun olduğunu, gayrımenkul satış vaadi sözleşmesini imzalayan tarafların sözleşmenin geçerliliği için gerekli iradeyi ortaya koymadıklarını ayrıca kurumun davaya konu imtiyazlı alacağına ilişkin koyduğa haciz bakımından da herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının taşınmazın 3. kişilere devir ve temlikinin engellenmesi konusunda olduğunu, bu nedenle davacının ihtiyati tedbire aykırılıktan bahsetme olanağı olmadığı gibi taşınmazın maliki olmadığı bir noktada aşkın haczin varlığını ileri sürmesinin de mümkün olmadığını, aşkın haciz bakımından iddiayı ileri sürme hakkının malik ...'de olduğunu, davanın öncelikle usulden, bu talep yerinde görülmez ise esastan reddedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tüm takyidatlardan ari şekilde tescil ile bu mümkün olmaz ise bedel istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dahili davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1829, K. 2026/1092, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1829-e-2026-1092-k-c9c75c232939