Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1673 E. 2026/1090 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1673
- Karar No
- 2026/1090
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/327 E., 2025/150 K.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, davalıya ait araçların bakım ve onarımını yaptıklarını, bu işlerden kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini, bu nedenle icra takibine geçtiklerini, ancak davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, yapılan icra takibine davalının itirazının iptâline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, ancak faturaya konu malların kendilerine teslim edilmeyip hizmet verilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.01.2016 tarihli kararı ile taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalının borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 21.01.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/2148 Esas, 2018/1394 Karar, 05.04.2018 tarihli kararı ile, "Taraflar arasında araç bakım ve onarım konusunda akdi ilişkinin kurulduğu anlaşılmakta ise de davalı tarafından borca itiraz edilmekte olup, faturalarında kendisine tebliğ edilmediği iddia edilmektedir. Yargılama sırasında taraflara defterlerini sunmalarına ilişkin olarak iki haftalık süre verilmiş ise de davalıya tebligatın yapıldığı tarih ile inceleme günü arasında iki haftalık sürenin dolmadığı, bu nedenle davalının bu konudaki itirazının reddine karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan takibe konu edilen faturaların davalıya tebliğ edildiği de kanıtlanamamıştır. Mahkemece taraflar arasında bedel konusunda uzlaşma bulunmadığı dikkate alınarak araç tamiri konusunda uzman olan teknik bilirkişi ile mali müşavir bilirkişiden alınacak rapor ile takibe konu faturaya konu işlerin davacı tarafından yapılıp yapılmadığının incelettirilmesi, yapıldığının anlaşılması halinde bedelinin yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre hesaplattırılıp davalının defterlerininde incelettirilerek kanıtlanacak ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi alacağın yargılama ile belirlenip likid kabul edilemeyeceği halde davacı yararına icra inkâr tazminatına karar verilmesi de doğru olmamıştır" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemenin 2018/644 Esas, 2020/561 Karar, 05.11.2020 tarihli kararı ile dosya kapsamında bulunan “Araç Çıkış Formu”nda tamirat yapılan aracı teslim aldığına dair imzası bulunan davalı çalışanı ...’nın tanık olarak dinlenildiği, tanığın araç teslim formundaki imzasını kabul etmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 05.11.2020 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/3320 Esas, 2022/697 Karar, 10.02.2022 tarihli kararı ile "Dosya kapsamındaki 15.01.2020 tarihli SSK yazısından tanık olarak dinlenilen ...’nın araç teslim formları tarihlerinde davalı çalışanı olduğu anlaşıldığından her ne kadar tanık araç formları altındaki imzasını inkâr etse de imza incelettirmesi yapılmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. TTK 20. maddesi "Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir" hükmünü içermektedir. Davalı, davacının aracı tamir etmediğini savunmamaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, araç teslim formlarının asıllarının temin edilip, tanık olarak dinlenilen davalı çalışanı ...’nın tatbik imzaları da alınarak imza incelemesi yaptırılması, imzanın tanığa ait çıkması halinde işin yapılıp teslim edildiği kanıtlanacağından konusunda uzman teknik bilirkişiden rapor alınarak işlerin yapıldığı tarihteki piyasa fiyatının, piyasa fiyatı içerisinde yüklenici kârı ve KDV de olduğundan bu kalemler ayrıca eklenmeksizin tespit ettirilerek sonucuna göre hüküm kurulması, imzanın tanığa ait çıkmaması halinde ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve tanık ... 05.11.2020 tarihinde alınan ilk beyanında, davacı veya davalı şirket ile alakasının bulunmadığını beyan etmiş ise de, SGK hizmet dökümü ile davalı şirket çalışanı olduğunun ispatlı olduğu, mahkeme huzurunda 19.10.2023 tarihinde alınan beyanında da davalının çalışanı olduğunu ve kullandığı davalıya ait kamyoneti onarım için davacı işyerine götürdüğünü, araç teslim formlarını kendisinin imzaladığını kabul ettiği, her ne kadar yapılan imza incelemesinde bilirkişi, 2012 yılına ait araç çıkış formlarındaki imzalar ile ...'nın 2023 yılında alınan imza örnekleri arasında başlangıç hareketlerinde kısmi benzerlikler olduğu, ancak netice itibariyle diğer farklılıklar nedeniyle imzaların ...’nın eli ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirmiş ise de, tanığın imzasını kabul beyanı ile davacı tarafından faturaya konu hizmetin davalı yana verildiği kanaatinin hasıl olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin 2012/12147 Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına,alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;dosyada bulunan 28.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda teslim formlarındaki imzanın tanık ...'ya ait olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle Yargıtay kararı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmi kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile ilgili yapılan icra takibine itirazın iptâli talebine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HMUK'un 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.