Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/179 E. 2026/3004 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/179
Karar No
2026/3004
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/102 E., 2023/308 K.

İ

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Bey Vakfının galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 6.000 TL galle fazlasının 2002 yılından itibaren işlenmiş ve işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davanın reddine dair verilen Mahkeme kararının Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 15.02.2010 tarihli ve 2009/14344, 2010/2132 sayılı bozma ilamından sonra 18.07.2014 tarihli dilekçe ile dava değeri toplam 7.106.884,86 TL üzerinden ıslah edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; talep edilen meblağın afaki olduğunu, kanuni bir dayanagının bulunmadığını, bu gelirin Mahkeme kanalıyla tespitinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, gelir fazlasının tespitinin idareleri tarafından bir idari işlemle mümkün olabildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2008 tarihli ve 2006/63 Esas, 2008/447 Karar sayılı kararı ile Vakfın gelirinin olmadığı, taşınmazların satıldığı veya kötü yönetildiği iddiasına ilişkin ... aleyhine tazminat davası açılması gerektiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2008 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 15.02.2010 tarihli ve 2009/14344 Esas, 2010/2132 Karar sayılı ilamıyla galleye hak kazandığını Mahkeme ilamıyla ispatlayan vakıf evladına galle fazlası ödeneceğinden, vakıf adına kayıtlı taşınmaz var ise taşınmazların bir gelir getirip getirmediği belirlenip, üçüncü kişilere devredilmiş iseler devrin ekonomik değeri saptanıp, ayrıca sözü edilen yazı ekinde bulunan makbuzlara göre ... Genel Müdürlüğünce tahsil edilen taviz bedelleri ile bunlardan başka ... Genel Müdürlüğünce satış veya kamulaştırma yoluyla elde ettiği paralar etraflıca soruşturulup hesaplanacak bedelin dava tarihine kadar geçecek sürede yıllar itibarıyla getireceği kazanç tüm vakıf gelirleriyle birlikte değerlendirilip oranlanıp saptanarak kanuni kesintiler yapıldıktan sonra davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2015 tarihli ve 2010/275 Esas, 2015/271 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 7.076.800,66 TL galle alacağının, galleye müstehak vakıf evladı olan davacıya, dava tarihi olan 03.03.2006 tarihi itibarıyla işleyecek kanuni faizi ile davalıdan tahsil edilerekdavacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2015 tarihli kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/15435 Esas, 2016/190 Karar sayılı ilamıyla, 25.02.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 2 08... . maddeleri ile 5737 sayılı ... Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 7. maddesine iki fıkra ve bundan başka geçici 10. madde eklenmiştir. Sözü edilen maddelerin mazbut ... ile ilgili halen devam eden intifa haklarının ödenmesi, malvarlığı ve gelirlerinin tespitine ilişkin davalarda da uygulanacağı öngörülmüş olduğundan Mahkeme kararının diğer yönler incelenmeksizin bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2018/41 Esas, 2018/65 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına konu 13.07.2015 tarihli kararına dayanak bilirkişi raporlarında 6111 sayılı Kanun'la değişik 5737 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve geçici 10. maddesi dikkate alındığı, bilirkişi raporlarının kanun değişikliklerine uygun şekilde oluşturulduğu, İlk Derece Mahkemesince 6111 sayılı ve 5737 sayılı Kanun'lardaki değişikliklerin nazara alınarak bilirkişi raporlarının tetkik edildiği, usulüne ve kanun değişikliklerine uygun şekilde oluşturulan bilirkişi raporlarına itibar edilerek Mahkemenin kararında ısrar edilmesi gerektiği sonucuna varılarak önceki kararda direnilmesine ve hayri hizmetler için ödenen ve faturası dosyaya sunulan harcama miktarı olan 30.084,20 TL giderin mahsubundan sonra kalan 7.076.800,66 TL nin ıslah dilekçesi dikkate alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.02.2019 tarihli ve 2018/10714 Esas, 2019/1036 Karar sayılı ilamıyla direnmeye konu Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/15435 Esas, 2016/190 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasından sonra, direnme kararına konu bozma ilamı kanun bozması olup Mahkeme hükmü esastan incelenmediğinden hükme esas alınan 08.07.2014 tarihli bilirkişi kurulu raporunun 6111 sayılı Kanun'la değişik 5737 sayılı Kanun'un 7. maddesi hükümlerini tam karşılamadığı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı, başlangıçtaki dava değeri olan 6.000,00 TL üzerinden karar verilmesi gerektiği, kabule göre de ıslah zamanında yapılmış olsa dahi harç alınmadığı, gerekçeleri ile bozulmuş, davacı vekili tarafından Dairemizin bozma ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Dairenin 25.11.2019 tarihli ve 2019/4126 Esas, 2019/10448 Karar sayılı ilamı bozma ilamıyla "ıslah edilen miktar için harç alınmadığı yönündeki bozma ilamı kısmı; davacının adli yardım talebinin kabul edildiği" gerekçesi ile bozma ilamından çıkartılmıştır.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtilen hususlarda araştırma yapılıp tekrardan yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup yeni raporda da Mahkememizce verilen ilk kararımızda belirtilen değerler bilirkişilerce hesaplanmış olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unda (6100 sayılı Kanun) 2020 yılında yapılan değişikliklerle birlikte bozma kararları sonrasında da ıslah yapılabilmesinin mümkün olması (usul kanunu hükümlerinin, kesinleşmemiş davalarda derhal yürürlüğe girmesi) hususları tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın 18.07.2014 tarihli ıslah dilekçesi ve son alınan bilirkişi raporu nazara alınarak "davanın kısmen kabulüne,

1-Toplam 7.076.800,66 TL galle alacağının, galleye müstehak vakıf evladı olan davacıya, dava tarihi olan 03.03.2006 tarihi itibarıyla işleyecek kanuni faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik harç tamamlatılmadan karar verildiğini, davalı İdare tarafından bakiye karar ve ilam harcı yatırılmış olmasına rağmen mükerrer olarak harç alınmasına karar verildiğini, 5737 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile açıkça Mazbut vakıflarda intifa hakları, galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren Mahkeme kararının kesinlestiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olmak ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirleneceğini emrettiğini, İlk Derece Mahkemesinin, bilirkişilerin afaki değerlendirmelere dayalı kanaatlerini, kanunun açık hükmüne tercih ettiğini, İlk Derece Mahkemesince kanunun emredici hükmü gözetilmeden, ... Genel Müdürlüğünden vakfın son beş yıllık mal varlığı ve gelir gider tabloları getirtilmeden, ... Yönetmeliği'nin 54. maddesindeki usule göre ayrılması gereken hususlar ayrılmadan bilirkişi tarafından afaki değerlendirmelerden ibaret tespit ve kanaatlere göre tanzim edilen raporu hükme esas alarak karar verdiğini, dava konusu mazbut Vakfa ait olduğu ve idarece satıldığı iddia edilen bir takım taşınmazlara ait tapu kayıtları ve bu taşınmazlara ait nereden temin edildiği anlaşılamayan ve davacı iddiasına göre bu gayrimenkullerin satışına ait bilgileri içeren 602 adet taşınmaz listesi sunulduğunu, İlk Derece Mahkemesince sunulan bu kaynağı belli olmayan belgelere dayalı yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen, kanun ve yönetmeliğe aykırı afaki belirlemelerden ibaret bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verildiğini, vakfa ait olduğu ileri sürülen taşınmazların vakfa ait olmadığını, mülkiyetinin şahıslara ve Devlete ait arazi olduğunu, vakıfla ilişkisinin sadece bu taşınmaziarm öşründen ibaret olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, galle fazlasına müstehak vakıf evladı olan davacı tarafından açılan galle fazlası tahsili istemine ilişkindir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5737 sayılı Kanun'un 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ... yargı harçlarından muaf tutulmuştur. Harçtan muaf olan davalı aleyhine harca hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davalı ... vekilinin temyiz itirazının (V.B.2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/179, K. 2026/3004, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-179-e-2026-3004-k-395b51e10bae