Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1167 E. 2026/1774 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1167
- Karar No
- 2026/1774
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/172 E., 2025/503 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde özetle; davacıların ortak murisinin dava konusu 7970 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, taşınmazın 5/100 hissesinin 50.000,00 TL bedelle 09.04.2012 tarihinde davalıya satıldığını, davacıların satışı haricen öğrendiğini, kanunun aradığı anlamda müvekkillerine yapılmış resmî bir bildirimin de bulunmadığını belirterek, davalının dava konusu taşınmazlardaki payının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu yerin küçük bir ... ocağı olduğunu, davalının uzun yıllardır dava konusu binada kiracı olarak bulunduğunu, dava konusu yer satışa çıkarıldığında davalı tarafından satın aldığını, davacıların bu durumu bildiğini ve kötü niyetli olarak dava açtıklarını, davalının taşınmazı satın aldıktan sonra içerisine tadilat yaptırdığını, taşınmazda tüm hissedarların kullandığı kısımların belli olduğunu, diğer hissedarların taşınmazda kendi oturdukları dairelerin bulunduğunu, öncelikle fiili taksimin varlığı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, mahkemece aksi kanaatte olması hâlinde ise taşınmaza yapılan masrafların iadesine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.01.2016 tarihli ve 2012/326 Esas, 2015/477 Karar sayılı kararı ile "...davanın kabulüne..." karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 29.05.2019 tarihli ve 2016/6308 Esas, 2019/4931 Karar sayılı kararında "...mahkemece davalının fiili taksim savunmasının araştırılmadığı..." gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda karar başlığında yer alan 25.11.2025 tarihli ve 2024/172 Esas, 2025/503 Karar sayılı karar ile "...davalının 'Muzo Büfe' ismiyle işlettiği iş yerinin davacı taraflarca müteveffa ... ... hesabına kiralandığı, kiranın ...'ye ödendiğine dair banka dekontunun da dosyada bulunduğu, ...'nin Almanya'da yaşaması nedeniyle binada bulunan taşınmazlar yönünden davacıların kiracılarla ilgili işlemleri yapabildikleri, dava konusu taşınmaz yönünden de ... hesabına taşınmazı davalıya kiralamış oldukları, bu itibarla davacıların kullandığı ve davalıya pay satan paydaşın tasarruf yetkisinin bulunduğu ayrı ayrı yerlerin olduğu..." gerekçesiyle "...davanın reddine ..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Bilirkişi raporunda yer alan çelişkiler giderilmeden Mahkemece hüküm kurulduğunu, 2. Kök murise ait vasiyetnamenin açılıp okunması ile ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/2434 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi konulu dava dosyasında yer alan davalının beyanları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, bu beyanlar incelendiğinde dava konusu taşınmazda fiili taksimin olmadığının anlaşılması gerektiğini, 3. Taşınmazdaki hisseler dikkate alındığında fiili taksimin oran olarak da dava konusu taşınmazda bulunmadığını, 4. Davacı ...'nün 2005 yılından önce, 1990'lı yıllarda tek başına tek bir dairede oturduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1. bendi gereğince miktar yönünden ilâma karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.