Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4158 E. 2026/3048 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4158
- Karar No
- 2026/3048
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/3 E., 2024/34 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... çalışma alanında bulunan 1 04... parsel 19.660,25 metrekare yüzölçümü ve orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ırsen intikal ve eski tapu kaydına dayanarak dava konusu taşınmazın bir kısmının kendisine ait olan 1 04... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi istemiyle dava açmıştır. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2018 tarihli ve 2014/2 Esas, 2018/4 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 12.09.2022 tarihli ve 2022/4694 Esas, 2022/6863 Karar sayılı ilamıyla “yöntemince orman araştırması yapılarak dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi” gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu taşınmazın uzman orman bilirkişi raporuna göre keesinleşen orman sınırı içinde kalan yerlerden olduğu“ gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığına ilişkindir. Bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir. Şöyle ki; uzman orman bilirkişisi hükme esas alınan raporunda dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığını belirtmesine rağmen orman kadastrosuna ait işe başlama, çalışma ve sonuçlandırma tutanakları ile ilan tutanağı getirtilerek dosya arasına alınmamış, bilirkişi raporunda orman sınır noktaları gösterilmemiş bu haliyle yetersiz ve denetlenemeyen bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir. O halde İlk Derece Mahkemesince 19 39... yılında dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir. Kabule göre de dava konusu taşınmaz 1 04... parsel olduğu halde 1 04... parsel hakkında hüküm verilmesi de isabetsizdir. V. KARAR Yukarıdaki bentde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.