Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3457 E. 2026/1115 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3457
Karar No
2026/1115
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/158 E., 2025/259 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.02.1998 tarihli inşaat sözleşmesi yapılarak ..., ..., 2127 adada kayıtlı arsalar üzerine 64 adet sosyal konutun inşası için anlaştıklarını, İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/34 Değişik İş dosyası ile tespit yaptırıldığını, inşaat seviyesinin %39 unun tamamlandığını, müvekkili şirketin 97.498.752.000 TL'lik iş yaptığının tespit edildiğini, daha sonra yine İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesine başvurulduğunu, 2000/49 Değişik İş dosyası ile tespit yaptırıldığını, müvekkili tarafından yapılan imalat parasal tutarının %5 ihale tenzilatı düşüldükten sonra 80.603.718.285 TL olarak tespit edildiğini, mali sıkıntı içindeki davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 25.000.000.000 TL alacağın 01.01.1999 tarihinden itibaren %60 yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ile ... arasında yapılan sözleşme gereği davacının inşaat işine başladığını, 1999 yılında davacı şirketin inşai faaliyetine son verdiğini, tespit raporlarının kendi içinde çelişkili olduğunu, ilk raporda gösterilen imalatın sonraki tarihli tespit raporunda olmadığını, müteahhide ödemelerin yapılan imalatlar karşılığı düzenlenen hakediş raporlarına göre fatura karşılığı ödendiğini, ödemelerin enflasyon farkı ile birlikte ödendiğini, davacı şirkete herhangi bir borcun söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.06.2022 tarihli kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davalı yana verilen süre içerisinde usulüne uygun olarak yemin metnini sunduğu, davacı şirket temsilcisinin usulüne uygun yemin metninin kendisine tebliğine rağmen yemini eda etmediği, davacı yanın davalı yandan bir önceki kararda belirtildiği gibi herhangi bir alacağının bulunmadığı, ayrıca davacı yanın da ispat yükü kendisinde olmasına rağmen bu durumun aksini ve alacağının varlığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 23.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 03.10.2007 tarihli ilamı ile kararın davacı yararına bozulmasına karar verildiği, davalı tarafından sunulan yemin teklifinin usulüne uygun olmadığı, bu durumda öncelikle usulüne uygun yemin teklifi sağlandıktan sonra yeminin eda ettirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece bozma ilamına uyulduğu ve bozma ilamında açıkça davalı iş sahibinin yapılan imalâtın bedelinin ödendiğini ispat etmekle yükümlü olduğu belirtilmesine rağmen kararın gerekçesinde ispat yükünün davacıda olduğu yönünde kanaat bildirilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça sunulan belgelerin ıslak imzalı olmadıkları, ıslak imzalı olanların imzalarının şirket temsilcisine ait olmadığı, ödemelerin yapılmadığına dair şirket temsilcisinin yemin eda ettiği, davacı tarafın alacaklı olduğunu ortaya koymasına karşın davalı tarafın ödemelerini ispatlayamadığı, davacı tarafın alacaklı olduğu, ancak aşamalarda ıslah veya bedel artırım dilekçesi sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.000.000.000 TL'nin (eski TL) 01.01.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a.Hukuk mahkemesi açısından bağlayıcı olan kesinleşmiş ceza mahkemesi kararında tespit edilen hukuki vakıaya aykırı karar verildiğini,

b.Davacının alacaklı olduğunu ispatlayamadığını,

c.Ceza mahkemesinde davacı şirket alacağını ahzu kabza yetkili vekili olarak müvekkilden tahsil ettiğini beyan ve kabul eden Metin Oktay'ın da beyanın alınması ve makbuzlar üzerindeki imzanın kendisine ait olup olmadığı hakkında yemin ettirilmesi talebinin dikkate alınmadığını,

d.Davacı şirketin makbuz tarihinde yetkilisi olan kişinin değil ama vekaletname ile yetkili kılınan kişiye yapılan ödemenin dikkate alınmadan karar verildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2000/464 Esas sayılı ceza dosyasında yer alan tediye makbuzunun çift imzalı olması gerekirken ... adına tek imza ile düzenlendiğinden işbu tediye makbuzu ile ödeme yapılmasının mümkün olmayacağı anlaşılmakla, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3457, K. 2026/1115, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3457-e-2026-1115-k-ec904207bc8e