Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/2952 E. 2026/3630 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2952
- Karar No
- 2026/3630
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2940 E., 2023/2688 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Elbistan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli görevsizlik kararı üzerine Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/37 Esas, 2021/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 150/2, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/2940 Esas, 2023/2688 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun "Mahkemenin kabul ve uygulaması sanığın işlediği suçun "nitelikli yağma" olduğu yönünde olmasına ve suç adı hüküm fıkrasına doğru şekilde yazılmış olmasına rağmen suç adının gerekçeli karar başlığına "nitelikli yağma" yerine yalnızca "yağma" olarak yazılmasının mahallinde tamamlanması mümkün yazım eksikliği mahiyetinde olduğu değerlendirilmiştir.", "Kovuşturma aşamasındaki ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan eden ...'in "mağdur" olan sıfatının gerekçeli karar başlığına "mağdur" yerine "müşteki" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası mahiyetinde olduğu değerlendirilmiştir." eleştirileri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Üzerine atılı suçu işlemediğine, sabıkalı olduğu için suçu işlememesine rağmen hakkında ceza verildiğini, müştekinin 20,00 TL. parasını aldığını iddia ettiğine, ancak 20 TL. için yağma suçu işlemeyeceğine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde lehe olan hükümlerin uygulanmasına, müştekinin 20,00 TL. zararını ödediğine, ancak bu durum netliğe kavuşturulmadan yokluğunda karar verildiğine, müştekinin mahkeme huzurunda beyanının alınmamış olmasının mağduriyetine sebebiyet verdiğine, yağma suçundan beraatine karar verilmesine, hapis cezasının geleceği üzerinde ailesini ve kendisini olumsuz etkileyecek nitelikte olduğuna, yeniden yargılanmak istediğine, beraatine, aksi halde zararı ödemiş olduğu sunum netliğe kavuşmasını ve hakkında 5237 sayılı kanun'un 168. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi isteminden ibarettir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Ağır ceza mahkemesinin verdiği hükmün eksiklikler içerdiğine, ancak istinaf mahkemesince bu eksikliklerin dikkate alınmadığına, kararın eksik inceleme ile alındığına, hükme dayanak teşkil edecek düzeyde sanık aleyhine delil bulunmadığına, delillerin hukuka aykırı bir şekilde değerlendirildiğine, mağdurun beyanının esas alınıp ceza verilmesinin kabul edilebilir olmadığına, mahkemenin gerekçesinin sığ ve subjektif bir değerlendirme içerir nitelikte olduğuna, nitelikli yağma gibi ağır bir hükmün böylesine bir gerekçe ile verilmesinin yersiz olduğuna, müşteki beyanı ile ceza verilmesinin evrensel ceza hukuku uygulamaları ile bağdaşmadığına, istinaf dilekçesinde bu hususların vurgulandığına, ancak istinaf mahkemesinin kararında bu konu üzerine müspet yahut menfi bir değerlendirme yapılmadığına, suçun takdirinde hata bulunduğuna, suçun yağma değil hırsızlık olarak kurgulanması gerektiren bu konuda hata edildiğine, buna dayanak ana unsurunu olay anında biber gazı kullanıldığı iddiası olduğuna, bu iddianın sadece müştekiyle beyanı ile doğru kabul edildiğine, bu iddiayı destekler mahiyette başkaca bir delil bulunmadığına, bu iddianın olmaması halinde suçun hırsızlık suçu olacağına, hükmün hatalı olduğuna, bozulması, sanık hakkında beraat kararı verilmesi yahut lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükümünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elbistan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,28.04.2026 tarihinde karar verildi.