Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1098 E. 2026/5473 K. – Taksirle Yaralam

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1098
Karar No
2026/5473
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/529 E., 2025/2561 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-a-b, 62/1 ve 52/2-4. maddeleri gereğince 25.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 10 eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin; sanığın meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığına, sanığın da katılan gibi işyeri çalışanı olup işveren konumunda bulunmadığına, kazanın katılanın dikkatsizliği sonucu meydana geldiğine, olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, usûl ve kanuna aykırı mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, 25.04.2017 tarihinde katılanın işçi olarak çalıştığı .. Tekstil isimli işyerinde elyaf açma makinesine kireş sürmesi sırasında makinenin dönel bileşenleri olan silindirleri arasına sağ el parmaklarını kaptırması sonucu kazanın meydana geldiği, kaza sonucu katılanın, vücudunda bulunan kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkilemesi, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde yaralandığının tespit edildiği, temyiz incelemesi dışı sanık ... ..'nun işyerinin sahibi olduğu, sanık ...'nun ise sanık ...'ın oğlu olup bu işyerinde talimat veren bir kişi konumunda çalıştığı, hükme esas 16.08.2024 tarihli .. Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyet raporunda sanığın olaya ilişkin kusurunun bulunmadığının tespit edilmediği hususu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olmadığı kabulü ile, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık savunmaları dikkate alındığında, sanığın, katılana elyaf atma makinesini temizleme talimatı verdiğini kabul ettiği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/4. maddesinde "İşveren adına hareket eden ve işin, iş yerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir." hükmüne yer verildiği, işveren vekilinin hem işçi, hem de işveren vekili sıfatlarını taşıyabileceği, işveren vekili sayılabilmek için işveren adına hareket etmenin ve iş yerinin yönetiminde görevli olmanın yeterli olduğu, sanığın evraklar üzerinde olması da fiilen işveren vekili sıfatına haiz olduğu hususunun kabulünün gerektiği, sanığın işyerinin yönetiminde amir pozisyonunda söz sahibi olduğu gibi üretim ve bakım konularında işçilere emir ve talimat verdiği, iş yerinde gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmasını, bu kapsamda makinede yapılan çalışmalarda, çalışanların el kol gibi uzuvlarının makinenin hareketli aksamlarına temas etmemesi ve makine çalışır haldeyken müdahale edilmesinin önlenmesi için hareketli aksamların etrafında ... tertibatı da bulunan koruyucu tertibat yapılmasını sağlamadan, sanığın olay günü mevcut tedbirlerin dönel aksama teması önlemediğini bildiği halde, katılana iş güvenliği kurallarına uygun hareket etmesi konusunda hiçbir ikâzda bulunmadan, denetim ve gözetim görevini yerine getirmeden, iş güvenliği eğitimi verilmeyen katılana elyaf atma makinesini temizlemesi talimatı vermek suretiyle meydana gelen kazada sanığın kusurlu olduğu, olayın öngörülebilir, alınabilecek basit tedbirler ve olağan şekilde gösterilebilecek özen ve dikkat ile önlenebilecek nitelikte olduğu halde, işyerinde yeterli iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması nedeniyle kazanın meydana geldiği, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İş Yeri Tehlike Sınıfları Tebliği'ne göre, ... Tekstil isimli işyerine ait nace kodunun 13.99- başka yerde sınıflandırılmamış diğer tekstil imalatı olduğu ve bu işin tehlikeli işler kapsamında yer aldığı, 6331 sayılı Kanun'un 15. maddesine göre, tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu alınmadan işe başlatılamayacakları, aynı Kanun'un 17. maddesine göre ise, mesleki ... aldığını belgelemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği, katılanın tehlikeli işte çalışabileceğine dair sağlık raporu alınmadığı gibi icra ettiği işe uygun mesleki ... aldığını gösterir bir belgenin dosyada bulunmadığı anlaşılarak, sanığın taksirinin basit taksiri aşarak bilinçli taksir boyutuna ulaştığı ve sanığın özensiz ve önlemsiz davranışı neticesinde katılanın yaralanmasına neden olmak suretiyle bilinçli taksirle yaralama suçunu işlediğinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-a-b maddelerindeki taksirle yaralama suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının tür ve niteliği bakımından 5271 sayılı CMK'nın 286/2. madde ve bendlerinde düzenlenen temyiz edilemeyecek kararlardan olmadığı anlaşıldığından, Tebliğname'deki temyiz isteminin reddini öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/1098, K. 2026/5473, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-1098-e-2026-5473-k-1c7422a29f74