Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1354 E. 2026/5472 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1354
- Karar No
- 2026/5472
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/867 E., 2020/1214 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (mahkumiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince 5271 Sayılı Yasanın 286/2 (b) maddesi gereğince kesin olarak karar verilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ilk derece mahkemesince verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak hapis cezasının artırılması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince verilen kararların temyiz edilebilir nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede, hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık müdafinin temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan vekilinin temyiz isteminin yasal süresinden sonra olduğu ve reddi gerektiği tespit edilip, sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği koşulları bulunmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Hatay 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2017/583 Esas, 2018/581 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-e, 43/1, 62/1, 52/2-4, ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 175.340,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2019/867 Esas, 2020/1214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmasına ve anılan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis ve 222.200,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması ve karar her ne kadar kesin olarak verilmiş ise de hükmün kesin nitelikte olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık müdafinin temyiz istemi; atılı suçun sanık tarafından işlenmediğine, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, reçetede imzası bulunan doktorların tanık sıfatı ile dinlenilmediğine, suçtan zarar görenin tek bir kurum olduğuna ve farklı zamanlarda aynı suçun işlendiğine, bu durumda zincirleme suç hükümleri uygulanması gerekirken, aynı nevi'den fikri içtima hükümleri delaletiyle TCK 43/1 maddesine atıf yapılması suretiyle hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Katılan vekilinin temyiz başvurusu yönünden; Katılan vekiline, 30.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1 maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 19.12.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğundan temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık müdafinin temyiz başvurusu yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR A. Katılan vekilinin temyiz başvurusu yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2019/867 Esas, 2020/1214 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafinin temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Hatay 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2026 tarihinde karar verildi.