Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/4576 E. 2013/2391 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/4576
- Karar No
- 2013/2391
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin (4), (5) ve (6).fıkralarında "Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir". denilmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7.maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, sanık ... hakkında denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, 2- Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
3- 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsile karar verilmesi,
4- Yakınıcının yargılama aşamasında aracını saat kaçta park ettiğini bildirmediği, baştan itibaren suçtan kurtulmak isteyen sanıkların suç saati ile ilgili açıklama yapmadıklarının anlaşılması karşısında; yakınıcıdan aracı hangi saatte park ettiği hususunun sorulması, ilgili kurumdan güneş doğuş ve batış saatlerinin öğrenilmesi, şüpheli durumun sanıklar lehine değerlendirilmesi suretiyle eylemin gece ya da gündüz hangi zaman dilimi içerisinde kaldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra sonucuna gore, 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesi gereği artırım yapılması gerekirken, suçtan kurtulmaya çalışan ve bu nedenle de Elazığ da hırsızlık yapacak zamanı bulamadığını anlatmaya çalışan sanık ...'ın savunmasının sanıklar aleyhine değerlendirilerek 143.maddesince cezalarında artırım yapılması,
5- Sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesine girdiği gözetilmeden aynı Yasanın 141.maddesiyle uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, CMUK'nın 326 son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.