Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/4363 E. 2026/12030 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4363
- Karar No
- 2026/12030
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/431 Esas, 2025/269 Karar KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Mersin ili, Mezitli ilçesi, ... köyü 1 57... parsel sayılı taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tapusunun mahkeme kararıyla iptal edildiğini belirterek uğranılan zararın yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.07.2015 tarihli ve 2003/459 Esas, 2015/562 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 15.07.2015 tarihli ve 2003/459 Esas, 2015/562 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davanın niteliğine göre, husumetin Hazineye yöneltilmesi gerekirken, taraf sıfatı bulunmayan Tapu Müdürlüğünün hasım gösterildiği, dava dilekçesindeki anlatım ve istemden, asıl dava edilmek istenenin tapu müdürlüğü değil, Hazine olduğu anlaşıldığı, Mahkemece temsilcide yanılma hali resen gözetilerek, davanın Hazineye yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmesi, Hazinenin delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulması hatalı olduğundan sair hususlar incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 05.11.2019 tarihli ve 2018/247 Esas, 2019/318 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 05.11.2019 tarihli ve 2018/247 Esas, 2019/318 Karar sayılı sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan rapor inandırıcı görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulü ile belirlenen bedelin davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tamamın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ... yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, 14.04.2003 olan dava tarihine göre zararın hesaplanması ve hesaplanan zarar tarihinin dikkate alınması ve bu tarihe göre hesaplanan rakam üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken bu şekilde yani 10.12.2001 tarihine göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, ticari banka (Ayrıca enflasyon oranları da dikkate alınarak bu oranlardan az olmamak üzere de faiz ödenmesine karar verilerek) reoskont faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, zarar hesabının 2001 tarihinde göre yapılarak faizin dava tarihinden itibaren işletilmesinin doğru olmadığını, davalı ... dışındaki davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, bu kişilerin sebepsiz yere zenginleştiklerini, emsal seçimi ve incelemesinin hatalı yapıldığını, belirlenen bedelin düşük olduğunu, her bir davacı için ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı için vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tescil talebi yönünden olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediğini, Hazinenin tazminattan sorumlu tutulamayacağını, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacıların zararı var ise sebepsiz zenginleşme ile davalılardan talep etmesinin gerektiğini, emsal seçimi ve incelemesinin hatalı yapıldığını, dava konusu taşınmazın metrekare birim değerinin yüksek hesaplandığını, davacının 07.05.2019 tarihli dilekçesi ile davanın Hazineye yöneltilmiş olduğu hâlde, dava tarihinden itibaren yapılan yargılama giderlerinin Hazineye yükletilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.