Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/4440 E. 2026/12694 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4440
Karar No
2026/12694
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/463 Esas, 2023/391 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2 04... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.08.2013 tarihli ve 2012/151 Esas, 2013/177 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 02.08.2013 tarihli ve 2012/151 Esas, 2013/177 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, arsa niteliğindeki taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça, yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir. Mahkemece dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde uygun emsal bulunmadığı belirtilerek 127 km gibi çok uzakta bulunan il merkezindeki daha düşük yüzölçümlü satışın emsal alınmasının yerinde olmadığı, dava konusu taşınmazın imar parseli olduğu belirtilmesine rağmen 1/1000 ölçekli mi yoksa 1/5000, 1/25.000 ölçekli imar planı içinde mi bulunduğu açıkça belirtilmediğinden ... Başkanlığından araştırılarak 1/1000 ölçekli imar planında ise, paftası üzerinde dava konusu taşınmazın konumu ve resmi kurumlarla ticari öneme sahip yerlere mesafesi de işaret ettirildikten sonra değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile bedel tespiti doğru olmadığı gibi kabule göre de değerlendirmenin yapıldığı yıl itibari ile dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazların arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerlerinin, ilgili ... Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden araştırılarak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen ... ili, ... Mahallesi 47... parsel sayılı taşınmazın, bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğunun ilgili ... İmar Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak, raporlar değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 24.12.2014 tarihli ve 2014/231 Esas, 2014/398 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 24.12.2014 tarihli ve 2014/231 Esas, 2014/398 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeden aynı kamulaştırma çerçevesinde, Dairemiz denetimine gelen dosyalarda metrekare değeri düzenleme ortaklık payı düşülmeden 76 TL olarak tespit edilmiş iken bu dosyada düzenleme ortaklık payı düşülerek metrekare değerinin 77 TL olarak bulunduğu bu hususta çelişki oluştuğu gözetildiğinde, diğer taşınmazlar yönünden belirlenen değerden ayrılma nedenleri gösterilmediğinden bilirkişi raporu inandırıcı görülmediği, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının terkinine karar verilmiş ise de bu kısmın yüzölçümünün hükümde gösterilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.02.2018 tarihli ve 2016/6 Esas, 2018/47 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1.Mahkemenin 08.02.2018 tarihli ve 2016/6 Esas, 2018/47 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kararın onanmasına karar verilmiştir. 3.Dairemizin onama kararına karşı süresi içinde davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmaza yakın bölgede bulunan ... Mahallesi 3 08... parsel sayılı taşınmaza Mayıs 2012 değerlendirme tarihi itibarıyla 76,88 TL/m² değer biçildiği ve bu değerin Dairemizin 2016/21651 Esas, 2017/6885 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, yine Dairemiz denetiminden geçen ve dava konusu taşınmaza yakın konunda olan ... Mahallesi 3 58... parsel sayılı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 77,00 TL/m² değer biçildiği ve Dairemizin 2016/21645 Esas, 2017/6852 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 48,00 TL/m² değer biçen rapor esas alınarak eksik bedel belirlendiği anlaşılmış olup mahkemece Dairemiz denetiminden geçen dosyalardan ayrılma sebepleri konusunda ek rapor alınarak idarenin usuli kazanılmış hakkıda gözetilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/4440, K. 2026/12694, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-4440-e-2026-12694-k-d2a427013385