Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2078 E. 2026/12069 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2078
- Karar No
- 2026/12069
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/5245 Esas, 2025/3913 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/119 Esas, 2025/146 Karar
Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi gereği tapu kaydındaki yüzölçümün azalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ile davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava konusu İzmir ili, Karaburun ilçesi, ... köyü 1637 parsel 3.430,00 m² tarla niteliğindeki taşınmazı tam hisse olarak satın aldığını, aynı taşınmazın 12.11.2019 tarihli tapusunda ada/ parsel/ yüz ölçümü bilgilerinin değiştiğini ve taşınmazın 1 63... parsel 2.954,60 m² olarak taşınmazda yüzölçüm değişikliğinden, uğranılan zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, 3402 sayılı yasanın 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme işleminde bir hata olmadığını, yapılan işlemin yasaya uygun ve doğru şekilde yapıldığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, komşu parsellere kayma olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, %600 oranında objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, dava tarihindeki değeri talep edildiği halde taşınmazın keşif tarihindeki değerine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yenileme kadastrosu tutanağında, taşınmazın komşu parsellerle olan sınırlarının sabit sınır niteliğinde olduğu, farkın ilk tesis kadastrosu sırasında kullanılan ölçü tekniği ve teknolojisinin yetersizliği ile alan hesaplaması sırasında yapılan hatadan kaynaklandığı tespit edilmiş olduğundan, taşınmazın yüzölçümündeki azalmanın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesinin doğru olduğu, davacının taşınmazı 3430 m² olarak satın aldığı, bedeli buna göre malike ödediği, yenileme çalışmaları sonucunda tapu alanında 475,40 m² azalma olması nedeniyle zararın doğduğu, bu zarardan Maliye Hazinesi kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumlu olacağı, dava konusu taşınmazda zararın 12.11.2019 tarihinde doğduğu anlaşıldığından 10 yıllık zaman aşımı süresinin geçmediği, dava konusu taşınmazın kuru kapama zeytin bahçesi niteliğinde olduğu, taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu ancak; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları doğrultusunda, taşınmaza dava tarihi itibariyle değer biçilmesi gerektiği, davacı vekilinin talebinin de bu yönde olduğu dikkate alınmadan keşif tarihi itibariyle değer biçilmesi doğru olmadığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan seçenekli hesaplamada, dava tarihi itibariyle belirlenen değerin ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2021 yılı verilerine göre hesaplanmadığı anlaşıldığı, temin edilen 20 20... yıllarına ilişkin ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün verileri dosya arasına alındığı, verilerde satış fiyatı kalemi bulunmadığından, bu yönden ... İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verisi esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda bedel belirlenerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı Hazine vekilleri temyiz itirazında bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesinde itiraz edilmediğinden bedelin kesinleştiğini, mahkemece tekrar rapor alınmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ile davalı Hazine vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıya aşağıda yazılı harcın istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.