Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/289 E. 2026/10894 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/289
Karar No
2026/10894
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/519 Esas, 2025/2173 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/64 Esas, 2025/33 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... ve ... Genel Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 64 00... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını, ayrıca 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kamuya özgülendiğini ileri sürerek proje bütünlüğü ilkesi gereği taşınmaz bedelinin dava tarihten itibaren kamu alacakları için uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içinde açılıp açılmadığı, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçirilip geçirilmediği hususlarının araştırılmasını, müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, taşınmazın tapuda tarla vasfında olduğunu ve arsa olarak değerlendirilemeyeceğini, talep edilen bedelin fahiş olduğunu, takyidatların ve düzenleme ortaklık payının bedel tespitinde dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığını, imar planlarının değişebilir nitelikte olduğunu ve kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, davanın idari yargının görevine girdiğini, müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca proje bütünlüğü kapsamında taşınmazın fiili olarak el atılmayan kısımlarının bedeline ilişkin taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esastan reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki imar planının iptali için Bursa 3. İdare Mahkemesinin 2015/1253 Esas sayılı dosyasında görülen davanın bekletici mesele yapılmasını, ayrıca aynı konuda daha önce açılan Bursa 2. İdare Mahkemesinin 2013/1016 Esas sayılı dosyasının derdestlik itirazına konu olduğunu, müvekkili kurum lehine kurulan irtifak haklarının bedelinin ödendiğini ve tapuya tescil edildiğini, bu nedenle hukuki yarar ve husumet yokluğu bulunduğunu, imar planında ... Genel Müdürlüğü alanı olarak gösterilmesinin belediyenin kusurundan kaynaklandığını, fiili el atma olmadığını ve kamulaştırmasız el atma davası şartlarının oluşmadığını, taşınmazın tamamının mülkiyet olarak kamulaştırılmasının mümkün olmadığını ve davacının talebinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Geçici 6 ncı maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ve ... Genel Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve davalılardan ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, tazminat için kamu alacaklarına öngörülecek en yüksek faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; sorumluluğun 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı iptali sonrası yenisini yapmayan ilçe belediyesinde olduğunu, ek bilirkişi raporunda yer alan 1/5000 ölçekli ... Planına göre taşınmazın tamamından müvekkili idarenin sorumlu olduğuna ilişkin tespiti kabul etmediklerini, yol olarak ayrılan alanın ana arterde kalmadığını, müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin hiçbir müdahalesinin bulunmadığını, bilirkişilerce kamulaştırmasız el atma kavramının yanlış anlaşıldığını, taşınmazın tarla vasfında olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının uygun olmadığını, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, harcın maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli ... Kuzeyi Uygulama İmar Planı kapsamında yolda ve ... alanda kaldığı anlaşılmakla dosyadaki bilgi ve belgeler kapsamında İlk Derece Mahkemesince sorumlu idarenin ... olduğu değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediği, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve buna göre uygun bir bedel tespitinde isabetsizlik görülmediği, davanın niteliğine göre Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği vekille temsil edilen davacı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacının bu yöndeki istinaf itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ettiği, ayrıca belediye meclis kararı uyarınca 10.000 m²den küçük ... alanlarda sorumluluğun İlçe Belediye Başkanlığına ait olduğunu, bu kuralın göz ardı edildiğini, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının iptal edilmiş olması nedeniyle hukuki el atmadan söz edilemeyeceğini, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Dava konusu taşınmazın 2001 yılından itibaren imar planı kapsamına alındığı, son durumda imar planının Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesinin 31.12.2021 tarihli ve 2021/2348 Esas, 2021/767 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, taşınmazın plansız alanda kaldığı, ancak 2001 yılından bu yana imar uygulamaları değiştirilmek suretiyle idarece davacının tasarruf hakkının hukuken uzun süredir kısıtlandığının kabulü ile 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesi uyarınca bedelin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi doğru görülmüştür.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Kamulaştırmasız el atma bedeline dava ve ıslah dilekçesindeki talep gibi kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan ''yasal faizi" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine ''kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi" ibaresi yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/289, K. 2026/10894, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-289-e-2026-10894-k-96544849267c