Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2770 E. 2026/12473 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2770
- Karar No
- 2026/12473
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/69 Esas, 2025/344 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, eski ..., yeni ... ilçesi sınırlarında bulunan 12059 parsel sayılı 96,17 m² miktarlı taşınmazın ve 1021 parsel sayılı 460,68 m² miktarlı taşınmazın maliki olduğunu, 12059 parsel sayılı taşınmazın tamamı imar uygulamasına alınarak düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra bedele dönüştürüldüğünü, bedele dönüştürülen alanın toplamının 79,28 m² olduğunu, diğer taşınmaz olan 1021 parselde davacının 460,68 m² yeri bulunduğunu, bu miktarın 80,92 m²si düzenleme ortaklık payı olarak kesildiğini ve davacıya 379,76 m² yer verilmesi gerekirken 18... parselden 139,70 m² ve 2 parselden de 156,80 m² olmak üzere 296,50 m² yer verildiğini ve eksik kalan 83,26 m² alanın bedele dönüştürüldüğünü, yapılan işlemlerin davacıya usulüne uygun tebliğ edilmeyip herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek bedele dönüştürülen müvekkillerinin payına takdir edilen bedelin artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.03.2015 tarihli ve 2014/59 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararı ile İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1021 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 12059 parsel yönünden ise ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 05.03.2015 tarihli ve 2014/59 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; usul ve kanuna uygun mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. 3. Dairemizin yukarıda belirtilen onama kararına karşı davalı idare vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 4.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, davalı idare vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile "24/02/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, ...Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir" hükmü getirildiğinden belirtilen hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 12059 parsel yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının uygulama öncesi sahip olduğu 1021 parsel sayılı taşınmaz 460,68 m² iken davacının yola rızai terkiyle 300 m²ye düştüğünü, parselin 300 m² olarak uygulamaya sokulması gerekirken zuhulen sanki yola terk yokmuş gibi 300+160,68=460,68 m² olarak uygulamaya sokulduğunu, hak düşürücü süre ile zamanaşımı süresinin dolduğunu, emlak vergi değerinin gözetilmediğini, davalının uygulamadan haberdar olduğunu, ıslah talebinin gözetilmemesi gerektiğinden, vekâlet ücreti ve harcın maktu olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına idarece takdir edilen karşılığının artırılması istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 12 nci madde uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin, TÜİK tarafından açıklanan Yİ-ÜFE tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4.20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası ile getirilen; "Bu Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır." düzenlemesi uyarınca maktu harca hükmedilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile; Mahkeme kararının hüküm fıkrasının a) (3) numaralı bendinin tümüyle çıkartılması, yerine "Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafça yatırılan 148,50 TL peşin, 1.614,95 TL ıslah harcı toplamı olan 1.763,45TL harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, bakiye 1.148,02 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, b) (4) numaralı bendinde yer alan "Davacı tarafça yatırılan 18.40 TL başvuru 148.40 TL peşin, 1.614,95 TL ıslah harcının tamamı" ibaresinin çıkartılması, yerine davacı taraftan alınan 615,40 TL" ibaresinin yazılması, "5.443,00 TL" sayısının çıkartılması, yerine "4.830,56 TL" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.