Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5724 E. 2026/366 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5724
Karar No
2026/366
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/585 Esas, 2024/693 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle;............... Mahallesi 312 parsel sayılı, davacı murisi............. (..............oğlu) adına kayıtlı 3570 m² yüzölçümlü taşınmazdan Gaziosmanpaşa Belediye Encümeninin 09.01.1986 tarihli ve 12-13 sayılı kararı uyarınca %35 oranında 1285 m² düzenleme ortaklık payı kesildiğini ve arta kalan 2385 m²lik kısmın da 11 parsele ayrıldığını, 22.12.1988 tarihli ve 1805-1803 sayılı Encümen kararı ile 12 19... parsel sayılı taşınmaz hariç toplam 10 adet parsel üzerinde 2981 sayılı Kanun uyarınca uygulama yapıldığı ve bu taşınmazların tümünün mülkiyetinin Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığının mülkiyetine geçirildiğini ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığının malik olduğu 35 25... parsel sayılı taşınmaz üzerine ... aleyhine müvekkilinin murisi lehine 10.03.1989 tarihli ve 3247 yevmiye numaralı 3.750.000,00 TL bedelli ipotek konulmak suretiyle ile alacaklı kılındığını, daha sonra bu taşınmazlar üzerinde bulunan işgalcilere belediye tarafından satıldığını, belediye tarafından dava konusu taşınmaz için takdir edilen değerin çok düşük olduğunu ileri sürerek müvekkili payına takdir edilen ipotek bedelinin artırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; görülmekte olan davada idari yargının görevli olduğunu, on yıllık genel zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmaz için ilçe kıymet takdir komisyonunca belirlenen değerin yerinde olduğunu ve talep edilen miktarın fahiş olduğunu ileri sürerek davanın usul ve esastan reddine verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.03.2016 tarihli ve 2012/215 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 29.03.2016 tarihli ve 2012/215 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararı karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 12 nci maddesi gereği imar uygulamasının tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, TÜİK Başkanlığı tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenerek bedel tespitine ilişkin rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 29.09.2022 tarihli ve 2019/144 Esas, 2022/447 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 29.09.2022 tarihli ve 2019/144 Esas, 2022/447 Karar sayılı kararı karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda davacı murisinin taşınmazı davalı idarece 3290 sayılı Kanun'un 3/c maddesi ile değişik 2981 sayılı Kanun'un 9/c maddesi uyarınca kamulaştırılmasına karar verilmesi gerekirken, kanunda öngörülen usul ve işlemler uygulanmaksızın encümen kararı ile bedele dönüştürüldüğünün anlaşıldığı, her ne kadar asıl ve birleştirilen davalar bedele dönüşen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemli olarak açılmış ise de ileri sürülen maddi vakıalar, aynı murisin diğer mirasçıları tarafından açılan ve Dairemiz denetiminden geçen dosyalar birlikte gözetildiğinde davanın kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası niteliğinde olduğu, hükmün nitelendirilen hükme ait olduğu uyulan bozma ilamının maddi hataya dayandığı ve maddi hataya dayalı bozma kararının taraflar bakımından usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek asıl ve birleştirilen davalarda davacılar payına isabet eden 617,61 m²lik kısmın dava tarihi itibarıyla değerini tespit eden ilk bilirkişi kurulu raporundaki ıslah edilen bedel üzerinden kabul kararı verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin bedele dönüştürme işlemleri kesinleşmiş olduğundan 6745 sayılı Kanun gereğince dava konusu taşınmazın değerinin tespit edilmesi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma hükümlerine göre değer tespiti yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası niteliğinde olduğu hâlde, hüküm fıkrasında ipotek bedelinin arttırılması şeklinde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan “takdir edilen ipotek bedelinin artırılarak 105.089,69TL ye çıkarılmasına,” “takdir edilen ipotek bedelinin artırılarak 372.353,80TL ye çıkarılması,” ve “ takdir edilen ipotek bedelinin artırılarak 372.353,80TL ye çıkarılmasına,” ibarelerinin çıkarılmasına yerlerine “isabet eden” ibaresi yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5724, K. 2026/366, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5724-e-2026-366-k-2a42a795b9b1