Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2006 E. 2026/12039 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2006
Karar No
2026/12039
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3718 Esas, 2025/471 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/243 Esas, 2024/606 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, Gaziemir ilçesi, ... Mahallesi (eski ... Mahalle) 1 90... parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin taşınmaz ipotekli olduğundan maliklerin borçlarına mahsuben İstanbul 2. İflas Dairesi tarafından tahsil edildiğini, mirasçılar tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davasının İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/308 Esas, 2013/561 Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 2014/3244 Esas, 2014/13241 Karar sayılı kararı ile onandığını, ancak Mahkeme kararında Maliye Hazinesi adına tescile hükmedilmediği için tescil işleminin yapılamadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazda davalıların murisi adına olan payın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, el atma tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata ve taşınmazın niteliklerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, 2942 sayılı Kanun’un Ek Madde 3'ü uyarınca taşınmazın değerinin 1983 yılı satışlar emsal alınıp taşınmaz değeri güncellenerek hesaplanması gerektiğini, faiz ve yargılama giderleri yönünden kurulan hükmün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, bu nedenle yapılan kamulaştırma işleminin geçersiz olduğunu, taşınmaz maliki müvekkillerinin kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat talep haklarının devam ettiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı idarece, 2942 sayılı Kanun'un (mülga) 17 nci maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın daha önce usule uygun olarak kamulaştırıldığından bahisle taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Maliye Hazinesi adına tapuya tescili istemi ile açılan eldeki davada Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı idarece, aynı taşınmaza ilişkin olarak 2942 sayılı Kanun'un (mülga) 17 nci maddesi uyarınca Hazine adına tescil istemi ile davalıların murisleri olan ... ve ...'e karşı İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/33 Esas sayılı dosyası ile açılan davada Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 1989/1005 Karar sayılı kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 16.12.1990 tarihli ve 1990/19094 Esas, 1990/37952 Karar sayılı kararı ile denetimden geçmek suretiyle kesinleştiği, yine dava konusu taşınmaza ilişkin olarak adı geçen murislerin mirasçıları olan ... ve ... tarafından 30.05.2013 tarihinde İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/308 Esas sayılı dosyası ile davalı idareye karşı açılan kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda söz konusu dava dosyasından da bahsedilerek dava konusu taşınmazın daha önce usulüne uygun olarak kamulaştırıldığından bahisle 21.11.2013 tarihli 2013/561 Karar sayılı karar ile davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 23.09.2004 tarihli ve 2014/3244 Esas, 2014/13241 Karar sayılı kararı ile denetiminden geçmek suretiyle 10.11.2014 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; aynı taşınmaza ilişkin olarak aynı taraflarca, aynı taleple daha önce açılan ve kesinleşen dava bulunması, kesinleşen mahkeme kararında dava konusu taşınmaza ilişkin kurulan tescil hükmünün her zaman davacı idarece tapuda infaz edilebilecek olması, tescilin açıklayıcı mahiyeti karşısında İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma kararının davalılar murisine tebliğ edildiğini ve kamulaştırma bedellerinin bankaya bloke edildiğini, hisselerine düşen kamulaştırma bedelinin bankaya kredi teminatı olarak verdikleri ipotek gereği İstanbul 2. İflas Dairesi tarafından tahsil edildiğini, ancak tapuda devir işlemi gerçekleşmediğinden işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2006, K. 2026/12039, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2006-e-2026-12039-k-598d4fa9815f