Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2147 E. 2026/12093 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2147
Karar No
2026/12093
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/4328 Esas, 2025/642 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırkağaç 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/50 Esas, 2024/508 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, Kırkağaç ilçesi, ... Mahallesi 2 61... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre aynı taşınmazın değerinin beş yıl içinde, aynı tarih esas alınmasına rağmen üç defa değiştiğini, bu farklılık, ekonomik koşullardan veya endeksten değil, tamamen bilirkişi heyetlerinin keyfî yöntem farklılıklarından kaynaklandığını, bu durumun, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine ve Anayasa’nın eşitlik – hukuk güvenliği ilkelerine aykırı olduğunu, aynı tarihli kıymet takdirinde üç farklı sonuç alınmasının bilirkişi raporlarının güvenilirliğini ortadan kaldırdığını, bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmaz satışının belediyenin açık artırma yoluyla yaptığı satış olup, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca “özel amacı olmayan satış” niteliğinde olmadığını, Yargıtay içtihatlarında “Açık artırmalı satışlar serbest piyasa koşullarını yansıtmaz, emsal olarak alınamaz.” denildiğini, bedelin artışının ekonomik gerçeklikle bağdaşmadığını, davacı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınmış olan bilirkişi raporundaki değerin çok düşük olduğunu, kamulaştırılacak yerin ticari değeri yüksek olup, imar parseli olan, inşaat yapmaya elverişli, ... Üniversitesi ... Meslek Yüksekokulu ve Kredi Yurtlar Kurumu yerleşkesinin önünde şehir merkezine yakın bir konumda bulunduğunu, taşınmazın değerini artıran bu etkenler mevcut olmasına karşın bu denli düşük bir değer hesabının uygun olmadığını, bilirkişi raporları arasında büyük bir orantısızlık bulunduğunu, bilirkişi tarafından kamulaştırma nedeni ile arta kalan parsellerdeki değer kaybı bedelinin gerekçe gösterilmeksizin düşük hesaplandığını, davaya konu taşınmazın %53,84'ü kamulaştırılmak istenmekte olup geriye parselin %46,16'sının kaldığını, kamulaştırıldıktan sonra parselin geometrisinin bozulacağını ve değer kaybına uğrayacağını, faiz başlangıç ve bitiş tarihleri itibarıyla çelişkiler söz konusu olup 05.10.2017 tarihinden 10.12.2024 tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda alınan emsalin uygun olduğu ve raporun teknik olarak yerinde olduğu; fakat dava konusu taşınmazın kadastral parsel, emsal alınan taşınmazın imar parseli olduğu, dava konusu taşınmazın birim değerinin hesaplanmasında düzenleme ortaklık payı kesintisi uygulanması gerektiği yönündeki tespit doğru ise de dava konusu taşınmazın, düzenleme sahası içinde olmadığı, yakın çevresinde de düzenleme sahası olmadığı bildirildiği, dava tarihi itibarıyla kesilebilecek düzenleme ortaklık payı oranı sınırı %40 olduğu hâlde, %45 kesinti yapılması, dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmında yapılaşmada bir kısıtlılık yaşayıp yaşamayacağı belediyeden sorulduğu ve kalan kısmın yoldan ihdaslı 80,00 m² ile şuyulu olduğuna, yapılaşmada bir kısıtlılık yaşamayacağına dair cevap verildiği hâlde, kamulaştırmadan arta kalan kısım için değer kaybı verilmesi doğru bulunmadığından mevcut verilere göre yeniden hesaplama yapılarak belirlenen değere göre ve kamu düzeni açısından yapılan değerlendirmede tapu iptali ve tescil hükmünün tüm takyidatlardan ari olarak kurulması, ilâmda krokiye atıf yapılırken, kamulaştırmaya konu alan (B) ile gösterilen 282,16 m²lik yer olduğu hâlde, (A) olarak hüküm kurulması infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olup düzeltilmesi gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, kalan alanda değer azalışı hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2147, K. 2026/12093, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2147-e-2026-12093-k-cb430bebba72