Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2102 E. 2026/12094 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2102
- Karar No
- 2026/12094
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1299 Esas, 2025/2037 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Yenişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/417 Esas, 2025/213 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, Yenişehir ilçesi, ... Mahallesi 1 31... parsel sayılı taşınmazının kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespitini ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Marmara Bölgesinin hızla gelişmekte olan ...-...-...-... ve İznik'in etki ve kesişim bölgesinde kaldığını, taşınmazın bir kısmının ... Organize Sanayi Bölgesine komşu olduğunu, halihazırda faaliyet gösteren ... Havalimanının taşınmaza olan yakınlığının taşınmazın değerinin önemli ölçüde artırdığını, taşınmazın hukuki niteliğinin yanı sıra yapılan tarımsal faaliyetinin niteliğinin de dikkate alınmasının gerektiğini, zira mezkur taşınmazda sulu tarım yapıldığından getirisinin yüksek zirai ürünlerin yılda birkaç kez ekildiğini ve yüksek gelir elde edildiğini ileri sürerek uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerindeki varsa müştemilatın da güncel veriler üzerinden hesaplanmasını ve buna göre kamulaştırma değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; faize ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, faize hükmedilmemesi gerektiğini, belirlenen bedelin fahiş olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinin tek sayı olacak şekilde usule aykırı oluşturulduğunu, münavebenin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının ve objektif değer artış oranının düşük uygulandığını, üretim masraflarının düşük hesaplandığını, taşınmazın köy sınırı içinde kalıp kalmamasına göre değerin belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza resmi veri listesi esas alınmak suretiyle, sulu arazi için % 4 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanarak, irtifak hakkının taşınmazda meydana getireceği değer düşüklüğü dikkate alınmak suretiyle net gelir yöntemine göre değer biçilmesinin, taşınmazın konum ve özelliklerine göre uygulanan objektif değer artış oranının makul olduğu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/6637 Esas, 2017/10198 Karar sayılı kararında üretim masraflarının brüt gelirinin 1/3'ü (ya da yerleşik Yargıtay uygulamaları kapsamında bu oranın altında kalmamak ve fahiş olmamak üzere makul tutarda bu oranın bir miktar üzerinde de olabileceği) oranında olması gerektiğine ilişkin açıklamalar bulunduğu, son içtihatlarla birlikte yerleşik içtihatlar bir arada değerlendirildiğinde üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3'ü kadar olacağı düşüncesine varılmakla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden gönderilecek veri listesinin Yargıtay'ın belirtilen kararlarına göre bilirkişi heyetince yapılan hesaplamanın isabetli olduğu, eldeki dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmış olmakla, İlk Derece Mahkemesince faize yönelik yapılan değerlendirme ve kurulan hükmün isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüz ölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.