Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1712 E. 2026/12038 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1712
- Karar No
- 2026/12038
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/796 Esas, 2025/1915 Karar KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/54 Esas, 2024/117 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilince İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan hükümde davacı aleyhine düzeltilen hususlarla sınırlı olarak temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ... Mahallesi 2 ada 7 (ifrazla 25) ve 9 parsel sayılı taşınmazlarda müvekkili murisinin pay sahibi olduğunu, taşınmazlara usulüne uygun şekilde kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını ve idare adına tapuya tescil edildiğini ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri doğrultusunda taşınmaz malikinin adresinin araştırıldığını, tespit edilen adresine noter kanalıyla çıkartılan kamulaştırma evraklarının tebliğ edildiğini, aynı zamanda gazetede ilanen tebligat yapıldığını ve taşınmaz bedellerinin bankaya bloke edildiğini, kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri doğrultusunda taşınmaz malikinin adresinin araştırıldığını, tespit edilen adresine noter kanalıyla çıkartılan kamulaştırma evraklarının tebliğ edildiğini, aynı zamanda gazetede ilanen tebligat yapıldığını ve taşınmaz bedellerinin bankaya bloke edildiğini, kamulaştırmayı yapan idarelere bloke edilen kamulaştırma bedelinin çekilip çekilmediği hususunda bir külfet yüklenmediğini, sadece bedeli bloke etme yükümlülüğü getirildiğini, bu nedenle müvekkili idarenin üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, dava konusu 2 ada 7 (ifrazla 25) parsel sayılı taşınmaza ilişkin Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.1988 tarihli ve 1987/501 Esas, 1988/850 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedelinin artırılmasına karar verildiğini, ancak bu husus araştırılmadan davanın kabulüne hükmedildiğini, dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, dava konusu taşınmazların değerinin hesaplanmasında el atma tarihindeki niteliğinin esas alınması gerektiğini, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.03.1989 tarihli ve 1988/969 Esas, 1989/184 Karar sayılı tescil kararına istinaden idare adına tescil edilen dava konusu taşınmazın Sınırlı Sorumlu ...Yapı Kooperatifine satıldığının ifade edildiğini, davanın adı geçen kooperatife ihbar edilmesi taleplerine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkili idare harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idare vekili kamulaştırma yapıldığını iddia etmiş ise de, kaldırılan Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından o tarihte yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak kamulaştırma yapıldığına ilişkin belge sunulmadığını, Dairelerince kamulaştırma evraklarının gönderilmesinin 13.08.20 25... .10.2025 tarihli yazılar ile istenildiği, ancak gönderilmediğini, diğer taraftan tapu maliklerinden ...'nin soyadının tapuda yazılı olmadığı ve aslında tapu kaydında ... olarak adı yazılı kişinin ... olduğunun hükmen belirlenmesi nedeniyle, adı geçene kayyım atandığına dair bilgi ve belge de bulunmadığından sunulacak belgelerin bu davanın seyrini değiştirme olasılığının bulunmadığını, Mahkemenin hükmüne dayanak olan bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde, bilirkişi heyetince taşınmazın dava tarihi itibarıyla metrekare fiyatının 2.200,00 TL/m² belirlendiğinin görüldüğü, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen bedelin uygun olduğu, böylece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak davalı idare harçtan muaf olduğu hâlde, davalıya harç yüklenmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca davacının murisi ... ’ün tapuya maddi hata sonucu ... olarak kaydedildiği iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığını, bu nedenle aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.