Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1244 E. 2026/10500 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1244
- Karar No
- 2026/10500
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1290 Esas, 2025/2887 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/494 Esas, 2022/807 Karar
Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereği taşınmaz yüzölçümünün azalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 inci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 03.12.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından davada hüküm altına alınan ve davacılardan ..., ... ve ...'e ödenmesine karar verilen tazminat bedelllerinin dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davalı Hazine vekilinin davacılar ..., ... ve ...'e ödenmesine karar verilen tazminat bedeli yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı Hazine vekilinin davacılar ..., ... ve ...'e ödenmesine karar verilen tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların, davaya konu edilen Adıyaman ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 4 45... parselde kayıtlı taşınmazda müşterek malikler olduğunu, tapuya ... ilkesi kapsamında bu yeri hisseleri oranında toplamda 31.134 m² olarak ayrı ayrı satın aldıklarını, satış tarihi itibarıyla taşınmazın tapudaki yüz ölçümünün 31.134 m² olduğunu, ancak yapılan inceleme sonucunda ekli teknik hatalar düzeltme formu ile yapılan inceleme dava konusu edilen 4 45... parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümünün hatalı hesaplandığı, taşınmazın gerçek yüzölçümünün 29.670,42 m² olduğunun tespit edildiğini, bu durumun müvekkillerine tebliğ edildiğini, daha sonra bu hususun kesinleştiğini ve yeni tapuya bildirildiğini, müvekkil davacıların, tapu kayıtlarına güvenerek taşınmazı satın aldığını, tapuya ... ilkesi gereğince müvekkilin güveni korunması gerektiğini, tapudaki yüzölçümü üzerinden satıcılara bedel ödendiğini, hatalı ölçüm nedeniyle satıcılara fazladan para ödendiğini ileri sürerek Devletin tapu kayıtlarını hatalı tutmasından kaynaklanan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinde belirlenen tazminat şartlarının bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, davacının öncelikle davayı satın aldığı kişiye açması gerektiğini, Hazinenin sorumluluğunun bulunmadığını, düzeltme işlemine karşı dava açılması gerektiğini, emsalin hatalı alındığını, ıslahın zamanaşımına uğradığını, değerinin fazla belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zararın meydana geldiği tarihe göre arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Adıyaman ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 4 45... parsel sayılı 31.134,00 m² yüz ölçümlü davaya konu taşınmaza davacıların hisse satın alarak malik oldukları, Tapu Müdürlüğünün 07.06.2021 tarihli teknik hatalar formu ile 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gereğince teknik hataların düzeltildiği ve taşınmazın 29.670,42 m² olarak tescil edildiği, düzeltme işleminin 25.10.2021 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, eldeki davanın ise 03.11.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen, karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.