Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9118 E. 2026/287 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9118
Karar No
2026/287
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2814 Esas, 2025/2105 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/587 Esas, 2024/408 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.01.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve davalı idare vekili Avukat ........... gelmişlerdir.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisleri ........... ve ........... kızı ............'nin Ankara ili, ..., .......-... (...........) Mahallesi 270 13... parselde (eski 321 parsel) bulunan taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda maliki olduklarını, Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 09.11.2000 tarihli ve 1994/812 Esas, 1999/712 Karar sayılı kararı uyarınca dava konusu taşınmazın davalı ........... A.Ş. adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmaza 16.10.1951 tarihinde ve 1225 sayılı Ankara Valiliği İdare Kurulunca verilen Menafiiye Umumiye Kararı gereği kamu yararı kararı alınarak davalı PTT A.Ş (o dönem .......... Genel Müdürlüğü) tarafından telsiz ve alıcılar yerleştirilmek suretiyle fiilen el atıldığını, 221 sayılı Kanun'un 1 ve 4 üncü maddesi gereği 221 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1961 yılından itibaren 2 sene içerisinde, 1956 yılından önce el atılan taşınmazlara ilişkin davaların açılması gerektiğini ve bu süre hak düşürücü süre olarak nitelendirilmişse de bu maddenin kuralı ve istisnası ise 1963 yılından sonra kadastro çalışmaları malik olanların dava hakkının malik olduğu tarih ile itibaren başlaması olup bu husus yüksek yargı kararları ile içtihat altına alındığını ileri sürerel fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000.00 TL bedelin dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet itirazında bulunarak, açılan davanın yerinde olmadığını, dava konusu 321 parsel sayılı taşınmazın imar işlemi görmesi sonucu 270 13... parsel sayılı taşınmaz olduğunu ve ........... Bölge Başmüdürlüğünün 11.10.1951 tarihli ve 29414/951/17599 sayılı yazılı başvurusu neticesinde Ankara Valiliğinin 16.10.1951 tarihli ve 1295 sayılı kararnamesi ile kamulaştırma yapıldığını, istimlak bedelinin de 1951 yılı içinde bankaya yatırıldığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendilerine husumetin yöneltilemeyeceğini, husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak bedeli ödenerek kamulaştırıldığını, müvekkili şirketin özelleştirildiğini, kamulaştırma yapma yetkisinin de bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaat hasıl olacak ise .......... İşletmesi Genel Müdürlüğünün iki ayrı şirket olarak yapılandırılması öngörüldüğünden diğer şirket olan ..........Telekominikasyon A.Ş'nin de davalı yanında yer alması gerektiğini, davacılar ..., ..., ..........., ..., , ..., ... ve ... tarafından müvekkili şirket aleyhine aynı taleple Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/524 Esas, 2011/315 Karar sayılı kararı ile dava açıldığını, açılan davanın 221 sayılı Kanun uyarınca reddine karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2011/21040 Esas, 2012/7075 Karar sayılı kararı ile onandığını, davacıların karar düzeltme taleplerinin 2014/11197 Esas, 2014/18991 Karar sayılı kararı ile reddedildiğini ileri sürerek aynı taleple açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Belediye Encümeninin 17.09.1992 tarihli ve 4908 sayılı kararı ile onaylanan ... nolu parselasyon planı uygulaması sonucunda davaya konu 326 parsel sayılı taşınmazdan 1729 m² düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı İmar Uygulaması Tahsis Cetveline göre, kalan kısmının 270 12... parsel sayılı imar parseline şuyulandırıldığı, 321 nolu parselin 270 13... nolu imar parseline şuyulandırıldığı ve yapılan bu imar uygulamasının 18.01.1993 tarihli ve ......... yevmiye nosu ile tapuya tescil edildiği, imar uygulaması sonucu oluşan dava konusu ........... köyü 270 12... nolu ve 270 13... nolu imar parsellerindeki, gerek davacıların murislerinin payının gerekse diğer tapu kayıt maliklerinin paylarının Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/812 Esas, 1999/712 Karar sayılı kararı uyarınca ........... Genel Müdürlüğü adına tapuya tesciline karar verildiği, bu kararın 09.11.2000 tarihinde kesinleştiği, davacıların murisinin ................. olduğu ve dosyada mevcut veraset ilamına göre kamulaştırma tarihi olan 1951 tarihinden önce 01.08.1917 yılında vefat ettiği, davacılar murisinin ve diğer tapu kayıt maliklerinin taşınmazdaki paylarının tamamının "Kamulaştırma" işlemi sonucunda ........ Genel Müdürlüğü adına hükmen tapuya tescil edildiği, dava konusu Ankara ili, ..., .......... köyü ... mevkii 3 21... nolu kadastro parsellerinin ........... Bölge Başmüdürlüğünün yazılı başvurusu ile ........... Valiliği'nin 16.10.1951 tarihli 1295 sayılı kararnamesi ile kamulaştırmasının yapıldığı ve istimlak bedelinin de 1951 yılı içinde....... Bankasına yatırıldığı, davacılar murisine noter tebliği çıkartılmadığı kamulaştırma işleminin usulüne uygun yürütülmediği ve kesinleşmediği dosya içerisinde bulunan evraklardan anlaşılmış ise de dava konusu taşınmazın Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.11.2000 tarihinde kesinleşen 1994/812 Esas, 1999/712 Karar sayılı kararı uyarınca dava konusu taşınmazın davalı ......... A.Ş. adına tescil edildiği davacılar murisi adına Ziraat Bankasına bloke edilen bedelin murise ya da davacılara ödendiğine dair bir belge bulunmadığı anlaşılmış olup, İdare adına tescil edilmiş taşınmaza ilişkin olarak açılan kamulaştırmasız el atma davasında değer; taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle arsa niteliğindeki taşınmazın bedelinin tespit edilerek, tespit edilen bu bedelin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenerek değer biçilmesinde ve davalı idareden tahsiline dair kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu Ankara ili, ..., .......... Mahallesi 321 parsel sayılı taşınmazın ......... Bölge Başmüdürlüğünün yazılı başvurusu ile Ankara Valiliği'nin 16.10.1951 tarihli kararı ile telsiz alıcı ve verici istasyonu kurulmak amacıyla kamulaştırıldığı, ... Belediye Encümeninin 17.09.1992 tarihli ve 4908 sayılı kararı ile onaylanan ... nolu parselasyon planı uygulaması sonucunda 321 parsel sayılı taşınmazın 270 13... nolu imar parseline şuyulandırıldığı, yapılan bu imar uygulamasının 18.01.1993 tarihli ve 384 yevmiye nosu ile tapuya tescil edildiği, ...... Genel Müdürlüğü tarafından Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/812 Esas, 1999/712 Karar sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açıldığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 38 inci maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın ......... Genel Müdürlüğü adına tapuya tesciline karar verildiği anlaşılmıştır.

3. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.09.2011 tarihli ve 2010/524 Esas, 2011/315 Karar sayılı kararı ile eldeki davanın davacıları ..., .........., ..., ..., ..., ... ve eldeki davacılar ... ve ... murisleri .......... ile ... ve ... murisi ............ tarafından 3 21... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak davalı ............. A.Ş ve davalı Hazine aleyhine aynı taleple dava açıldığı, açılan davanın 221 sayılı Kanun uyarınca reddine karar verildiği ve Dairemizin 17.04.2012 tarihli ve 2011/21040 Esas, 2012/7975 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği, davacılar vekilinin karar düzeltme taleplerinin de reddine karar verilerek kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.

4.Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı, 04.08.2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış ve 04.05.2023 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Bu karar ile 05.01.1961 tarihli ve 221 sayılı Kanun’un; 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8. ve 9. maddeleri iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'un Geçici 4 üncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 sayılı kararı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı Kararları nazara alındığında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek, 221 sayılı Kanun'un iptal edilmiş olmasının davacılara yeni bir dava açma hakkı bahşetmeyeceğinin kabulü gerekir.

5. 6100 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinde belirtildiği üzere; bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder. Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir.

6. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.09.2011 tarihli ve 2010/524 Esas, 2011/315 Karar sayılı kararının eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiğinin ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek, 221 sayılı Kanun'un iptal edilmiş olmasının davacılara yeni bir dava açma hakkı bahşetmeyeceğinin ve kesin hükmün varlığını ortadan kaldırmayacağının kabulü ile davanın kesin hüküm dava şartı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı........... A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9118, K. 2026/287, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9118-e-2026-287-k-98e34fa69ec1