Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/672 E. 2026/2622 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/672
Karar No
2026/2622
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/297 E., 2025/2246 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/90 E., 2023/630 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.12.2008-01.07.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini ancak sözlü olarak yapılan bu fesih sürecinin sonrasının muğlak bırakıldığını, bunun sonucunda müvekkilinin iş sözleşmesini alacaklarının ödenmemesi, sigortasının gerçek ücreti üzerinden bildirilmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini, müvekkilinin davalı işyerinde günlük 11-12 saat çalıştığını, fazla çalışma ve tatil çalışmalarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, yol ve yemek ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ne sözlü ne yazılı olarak işi bırakmasının söylenmediğini, davacının fazla çalışma yapmadığını, hafta tatilleri ile resmi tatil günlerinde çalışmasının bulunmadığını, davacının fesih ihtarının şirkete ulaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesini ödenmeyen alacaklarının bulunması sebebiyle haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının görevi, tanıkların elden ödemeyi doğrulaması ve ücret araştırması sonucunda davacının ücretinin 4.750,00 TL olduğu, davalı Şirket ile davacının dava dışı işverenler bünyesinde gösterilen çalışmalarının aynı adreste kurulu bulunan iş yerinden bildirilmiş olması, dava dışı ..'nın davalı Şirketin yetkilisi oluşu dikkate alındığında bu hâlde davalı Şirket ile dava dışı şahıslar arasında organik bağ bulunduğu, davacı tanıklarının beyanına davacı ile birlikte çalıştıkları süre kadar itibar edildiği, davacının 14.06.2016-23.10.2017 (tanık ..'nin davalı işyerinde çalışmış olduğu süre) tarihleri arasında haftanın 6 günü 15.00-03.00 saatleri arasında çalıştığı, haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı, aynı gerekçelerle aynı dönemde davacının ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı gerekçesiyle yol ve yemek ücreti taleplerinin reddine diğer taleplerin ise kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında hata bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı tarafça gönderilen ihtarnamede sadece işçilik alacaklarının talep edildiğini haklı nedenle fesih iradesinin bulunmadığını, 2. İhtarnamede belirtilen sebeplerin doğru olmadığını, 3. Yıllık izin ücretinin hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, 4. Hizmet süresinin hatalı hesaplandığını, 5. Davacının fesih hakkını süresi içerisinde kullanmadığını, 6. Lehe yargılama giderine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; fesih, hizmet süresi, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti ve yargılama gideri hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/672, K. 2026/2622, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-672-e-2026-2622-k-bad9fa2b54b7