Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3069 E. 2026/2624 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3069
Karar No
2026/2624
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/346 E., 2025/316 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde; asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı olarak davacıya ücretine karşılık eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı ücret farkı, ilave tediye farkı, gece zammı, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ücreti farkı ile ikramiye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların 696 sayılı KHK ile geçiş işlemleri tamamlanarak 02.04.2018 tarihi itibarıyla sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, idarelerce işçilere uygulanmak üzere ... tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak olan toplu iş sözleşmesinin ücret zammı ile mali ve sosyal haklarının uygulandığını, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin18.10.2022 tarihli kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde, davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin18.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarihli kararı ile; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairece, davacı tarafından davalı aleyhine kadroya geçiş aşamasında imzalanan bireysel iş sözleşmesine göre ücretinin eksik ödendiği belirtilerek açılan dava sonucunda Bakırköy 30. İş Mahkemesinin 2019/1592 Esas, 2020/249 Karar sayılı kararı ile taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde ücretin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak ödeneceğinin belirtilmediği ancak imzalanan iş sözleşmesi ile ücret yeniden belirlenmediğinden işyeri uygulaması hâline gelen dönem ücretlerinin uygulanması gerektiği belirtilerek davacının ücretinin asgari ücretin %34 fazlası olduğunun kabulü ile hüküm kurulduğu, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 2020/2069 Esas, 2023/1929 Karar sayılı kararı ile taraflar arasında kadroya geçiş aşamasında imzalanan iş sözleşmesinin ilgili maddesinde ücretin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak ödeneceği belirtilmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verildiği, bu hâlde İlk Derece Mahkemesince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 2020/2069 Esas, 2023/1929 Karar sayılı dosyası incelendikten sonra bir karar verilmesi gerekirken bu husus değerlendirilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 2020/2069 Esas, 2023/1929 Karar sayılı dosyasının kesinleştiği belirtilerek eldeki dosyada da davacının taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararında bahsi geçen dosyadaki dönem dışlanarak eldeki davada talepte bulunduklarını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu alacaklar yönünden kesin hüküm bulunup bulunmadığı, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile davacının dava konusu fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı hususlarındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta Bakırköy 30. İş Mahkemesinin 2019/1592 Esas, 2020/249 Karar sayılı dosyasında taraflar arasında kadroya geçiş aşamasında imzalanan iş sözleşmesinin ilgili maddesinde ücretin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak ödeneceği belirtilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu hâlde eldeki dosya yönünden kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karar sonucu itibarıyla doğru olup bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3069, K. 2026/2624, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3069-e-2026-2624-k-f4436ac8ad8d