Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/716 E. 2026/325 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/716
- Karar No
- 2026/325
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/357 E., 2024/1311 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Torul Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/1 E., 2023/177 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ile davalı arasında imzalanan resmi şekilde düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre davacıların murisine ait taşınmazlarda iki blok halinde bina inşa edileceği, davalının da taşınmaz üzerine yapılacak dairelerin %25'ini davacıların murisine vereceğini, yapılacak dükkan ve dairelerin 3/4'ünün davalıya, 1/4'ünün ise davacı tarafa ait olacağını, inşaata başlandıktan sonra sözleşmeye aykırılık sebebiyle davacıların murisi tarafından Torul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/202 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine tapu iptal tescil davası açıldığını, yargılamada 26.06.2019 tarihli duruşmada taraflar arasında anlaşma sağlandığını ve anlaşılan dairelerin tapularının davacılardan ...'ye devredildiğini, bunun karşılığında murisin vefatı üzerine davacılar tarafından davadan feragat edildiğini, yargılama devam ederken davalının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi gereği ... ile ......... Blok 26 nolu daireler için 12.08.2018 tarihinde yapı kayıt belgesi alarak, 03.09.2019 tarihinde adına tapuda tescil ettirdiğini, sözleşmeden sonra ortaya çıkan ilave bağımsız bölümlerin mülkiyetinin sözleşmede yazılı hisse oranları dahilinde taraflara ait olacağını, yapı kayıt belgesi alınan dava konusu üç bağımsız bölümün sözleşme yapılırken plan ve projede bulunmadığını, sulh sözleşmesinin yapıldığı sırada da tapuda kayıtlı olmadıklarını, müvekkili davacıların tapuya tescil işlemi yapılmasından sonra söz konusu çatı katı dairelerinden haberdar olduklarını belirterek, dava konusu ...............Mahallesi 2 07... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve davalı adına tapuda kayıtlı olan A Blok 24... ile B Blok 26 bağımsız bölüm numaralı dairelerin tapu kayıtlarının %22,77 oranında iptali ile murisin veraset ilamında yazılı payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlara ilişkin kesin hüküm bulunduğunu, Torul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/102 Esas, 2019/136 Karar sayılı kararıyla aynı taleplere ilişkin davanın reddine dair verilen kararın kesinleştiğini, inşaatta yapılan değişikliklerin 03.09.2019 tarihinde gerçekleştiği için feragatten önce yapıldığını ve bu işlemin feragat anında geçerli olduğunu, anılan dosyada verilen kesin hükmün eldeki dosyayı da kapsadığını, 12.04.2018 tarihinde imar affından yararlanmak amacıyla başvuru yaptığını, gerekli ceza ve harçları ödediğini, bu durumun sözleşme anında mevcut olmayan ve sonradan kanunla gelen bir durum olduğunu, dolayısıyla davacıların bu konuda herhangi bir haklarının bulunmadığını, davacıların Torul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/102 Esas, 2019/136 Karar sayılı dosyasında harici sulh nedeniyle haklarını aldıklarını ve kendi rızalarıyla davadan feragat ettiklerini, aynı konuda yeniden dava açma haklarının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bağımsız bölümlerin sözleşmeye esas alınan ilk yapı ruhsatında yer almayıp yapımı sonradan alınan ilave yapı ruhsatı uyarınca gerçekleştirildiğinden sözleşme dışında yapıldığı, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa sözleşme dışı kazanılan bağımsız bölümlerin sözleşmenin tarafları arasında sözleşmedeki paylaşım oranına göre paylaşılması gerektiği, sözleşmede, sözleşme dışı kazanılan bağımsız bölümlerin davalı yükleniciye ait olacağına, davacı arsa sahibinin bu bölümler üzerinde bir hak iddia etmeyeceğine dair bir hüküm bulunmadığından sözleşme dışı yapılan bağımsız bölümlerin taraflar arasında sözleşmedeki paylaşım oranına göre paylaşılması gerektiği, davacıların 7 daire devraldığı, yapının ilave bağımsız bölümlerle beraber toplam 27 daireden oluştuğu, inşaat bilirkişisi raporunda da yer aldığı üzere davalı müteahhidin söz konusu dairelerin yüzde 25,92'sini devrettiği, devri yapılan bağımsız bölüm oranının sözleşmedeki oranın üzerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların Torul Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/202 Esas sayılı dosyadaki yargılama neticelendikten sonra yaptıkları araştırma sonucu davalının ..... blok ...., ..... ve .... Blok 26 nolu bağımsız bölümlere 12.08.2018 tarihinde yapı kayıt belgesi alarak, 03.09.2019 tarihinde adına tapuda tescil ettirdiğini öğrendiklerini, davalının sözleşmeden ... edimini eksik ifa ettiğini, davalının önceki yargılamadaki beyanında çatı altında kalan alanın ruhsat alanına dahil olmadığını ve tapusuz olduğunu, davacıların bu alandan da hak istemesi halinde vermeyi kabul ettiğini beyan ettiğini, fiilen mevcut haldeki bağımsız bölümlere göre anlaşarak sulh yoluna gidildiğini, dava konusu bağımsız bölümlerin sözleşme kapsamında olduğunu, davalının sözleşme gereği toplam inşaat alanı üzerinden davacıların arsa payına denk gelecek şekilde 1/4 oranında edimi devretmediğini, yalnız daire sayısı esas alınarak değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında inşa edilen binada, davalı yüklenicinin sonradan inşa ettiği dairelere yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.