Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/723 E. 2026/324 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/723
Karar No
2026/324
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/973 E., 2024/2118 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/350 E., 2020/534 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalının sahibi olduğu hayvan besi ve süt ürünleri tesisinin bakım işlerini yaptığını, davalının borcunu ödemediğini, davalı hakkında ...İcra Dairesi'nin 2016/429 E. sayılı takip dosyasında takip başlattıkları, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı hakkında % 20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, her iki tarafın tacir olması nedeniyle davaya asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, hizmetten yararlananın müvekkilinin değil yetkilisi olduğu şirket olduğunu, müvekkilinin husumetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli kararı ile davacı yüklenicinin işten el çektiği günde yapılan işin yapıldığı yıl serbest piyasa rayiç fiyatlarına göre 118.492.37 TL olduğu, davalının tacir olmadığı, fatura içeriğinin kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği, davalının, davacı yükleniciye herhangi bir ödeme yapıldığını ispatlayamadığı, bu halde, iş bedelinden mahsup edilecek herhangi bir ödeme bulunmadığı, piyasa rayiçleri içinde KDV ve yüklenici kârı da bulunduğu, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının ...İcra Dairesi'nin 2016/429 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 118.492,37 TL asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli kararına karşı süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli kararı ile işletmenin ...Süt Ürünleri Hayvancılık Besicilik Gıda Tarım ve Zirai Ürünler Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, işletmenin resmi olarak herhangi bir şahıs veya kuruluşa devrinin yapılmadığı, işletmenin mahallinde yapılan kontroldeyse işletmecisinin ... olduğu, davacı tarafça dava konusu işletmede yapılan işlerin anılan şirket adına yapıldığı, davalının dava dışı şirketin müdürü olup, davalının söz konusu işlerin yapıldığı taşınmazın maliki olmasının şirket müdürü olarak hareket ettiğini göstermeyeceği, husumetin dava dışı şirkete yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dosya kapsamına göre imalatın yapıldığı taşınmazın tapu malikinin davalı olduğu, yapı kullanma izin belgesinde yapı sahibinin davalı olduğunun belirtildiği, ...İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün düzenlediği tutanakta aynı yerde faaliyet gösteren şirketin tek yetkilisinin davalı olduğu göz önünde bulundurularak taraflar arasında akdi ilişkinin ispatlandığı, bedel konusunda mutabakat bulunmasa da İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda imalat bedelinin yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre 118.492,37 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporunun oluşa uygun olduğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile icra takibine yapılan itirazın asıl alacak 118.492,37 TL yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davalının maliki olduğu taşınmaz üzerinde bulunan ve davalının da yetkilisi olduğu dava dışı şirkete ait işletmedeki tesisin bakımına ait işler ile ilgili olarak taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, davacı yüklenicinin bu sözleşme kapsamında yaptığı işlerin bedelinin 118.492,37 TL olduğu, davacının, davalıdan 118.492,37 TL alacaklı olması nedeniyle icra takibine davalının bu miktar yönünden yaptığı itirazın haksız olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle alacağın likit olmadığı, icra inkâr tazminatı koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ...İcra Dairesinin 2016/429 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 118.492,37 TL asıl alacak ile takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, koşulları oluşmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının gerek davalı ile gerek ise davalının yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti. ile arasında sözlü ya da yazılı anlaşma bulunmadığını, bu hususun davacı tarafça ispat edilemediğini, davacının, davalının şirketi devretmek için protokol yaptığı dava dışı ... ile görüşüp anlaştığını ve dava konusu işi yaptığını, devir işleminin iptali üzerine akdi ilişkinin de kurulmamış olduğunu, davacının imalatlar için dava dışı ...’den aldığı çeklerin karşılıksız çıkması üzerine alacağını faturaya bağlayıp icra takibi başlattığını, Mahkemece karşılıksız çeklere ilişkin bir inceleme yapılmadığını ve delil toplanmadığını, davacının talebinin mükerrer tahsilata ilişkin olduğunu, imalatın yapıldığı taşınmazın mülkiyetinin davalıya ait olduğunu, üzerinde ayrı bir tüzel kişiliği olan ... Süt Ürünleri Ltd. Şti'nin faaliyet gösterdiğini, tüzel

kişiliğin malvarlığıyla sorumlu olduğu için husumet itirazlarının bulunduğunu, şirketin borçlarından ortakların sorumlu olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/723, K. 2026/324, T. 02.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-723-e-2026-324-k-a8584940eb6c