Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/438 E. 2026/2615 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/438
Karar No
2026/2615
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1555 E., 2025/1828 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/205 E., 2022/47 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde bilgi işlem biriminde çalıştığını, 27.12.2017 tarihinde yayımlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile kadrolu personel olduğunu ve davacıyla 02.04.2018 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığını, davacının hâlen çalışmaya devam ettiğini, ücretinin 2019 yılı için brüt asgari ücretin %150 fazlası olarak belirlenmesi gerekirken Bakanlık görüş yazısı gerekçe gösterilerek 01.01.2019 tarihinde almakta olduğu ücretin %4 fazlası olarak belirlendiğini ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı KHK ile 02.04.2018 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca sürekli işçi görevine devam ettiğini, bu KHK uyarınca kadroya alınan işçilerin ücret ve diğer mali ve sosyal haklarının ... tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesi hükümleri esas alınarak belirleneceğinin ilan edildiğini, buna göre 01.01.2019 tarihinde aldığı çıplak ücretin %4 oranında artırılarak belirleneceğinin düzenlendiğini, İdarenin işleminde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinde geçen asgari ücretin belli oranında ücret ödeneceğine dair hükmün sözleşmenin düzenlendiği yıldaki ücreti belirlemek üzere konulduğu, söz konusu ücret miktarının esas alınması gerektiği, takip eden yıllara ilişkin ücret tespitinde toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılacak artışın esas alınması gerektiği ve işveren tarafından bu yönde yapılan uygulama ile işçinin hakları ödendiğinden fark alacak talebinin yerinde olmadığının anlaşıldığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 02.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde açıkça işçinin aylık brüt ücretinin asgari ücretin %150 fazlası olduğu ibaresinin yer aldığını, davacının ücretinin öncelikle bireysel iş sözleşmesinde belirtilen şekilde her yıl için yeniden açıklanan asgari ücretin %150 fazlası olarak tespit edilmesi ve bu ücrete toplu iş sözleşmesi kapsamında %4 oranında zam uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile buna göre davacının fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/438, K. 2026/2615, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-438-e-2026-2615-k-c3cdad7ba82b