Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8293 E. 2026/3407 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8293
- Karar No
- 2026/3407
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/730 Esas, 2025/1385 Karar KARAR : Esastan ret / Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından tazminat ve ecrimisil talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bölge Adliye Mahkemesince tüm davacılar lehine hükmedilen ecrimisil bedeli ile davacılar ... dışında kalan davacılar payı için hükmedilen tazminat bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000 ,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davacı ... dışındaki davacılar lehine hükmedilen tazminat ile tüm davacılar lehine hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin ...'in tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; mürislerinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 162 82... parselde 981,72 m²lik payı olduğunu, dava konusu taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el konulan ve el atma ile kullanımı imkansız hale gelen taşınmazların bedelinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ve ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın geldisi olan 1363,13 74... parsel sayılı taşınmazların ... Sosyal Tesisleri ve 5.Bölge tesislerinin yeri olarak Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının 13.09.1983 tarihli ve 11.362 sayılı tasdikli projesine ve İmar İskan Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğü’nün 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına dayanılarak idare lehine kamulaştırmasına karar verildiğini, Kıymet Takdir Komisyonunca takdir edilen bedelin 17.11.1983 tarihli ve 147473 sayılı dekont ile ... Bankası ... Şubesine tapu kayıt malikleri adına bloke edildiğini, tapudan malik görülen şahısların adreslerinin ayrıntılı bir şekilde araştırıldığını, bulunan adreslere ayrı ayrı noter tebligatlarının yapıldığını, tebligatların 06.02.1984 tarihinde ... imzasına tebliğ edildiğini, adres tespiti olmayan şahıslar içinse 13.05.1984 tarihinde gazetede ve 23.10.1983 tarihinde ... Gazetesinde ilan yapıldığını, taşınmazın maliki görülen Karabet Bacıağrıdır’ın adresi tespit olunan mirasçılarına noter tebligatı yapıldığını adresi bulunamayanlar içinse o tarihte yürürlükte bulunan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 13 üncü maddesi gereğince 13.05.1984 tarihinde gazetede ilan edildiğini; ancak tapu maliki mirasçılarının kanunen öngörülen hak düşürücü süre içerisinde dava açmadıklarını, taşınmazda 16.05.1983 tarihinde taşerona yer teslimi yapılmak suretiyle inşaat başlandığını bu tarihten itibaren Anayasa Mahkemesinin 2002/112 Esas, 2003/33 Karar sayılı kararının 04.11.2003 tarihinde Resmî Gazete'de yayınlandığı tarihe kadar 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların tazminat talebi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, emsallerin uygun olmadığını ve bedelin düşük belirlendiğini, ecrimisil taleplerinin reddinin doğru olmadığını, yargı kararlarının dikkate alınmadığını, ilk raporda ecrimisil hesabı yapılmamış haliyle ıslaha zorlandıklarını, alınan ek raporun dikkate alınmadığı, ret nedeniyle idare lehine vekâlet ücreti takdir edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın geldisi olan kadastral parsellerde 1983 yılında kamulaştırma işlemlerinin yapılarak ... eliyle tebligatların yapıldığı, adresi bulunamayanlara ilanen tebligatların yapıldığı, kamulaştırma işleminin kesinleştiği ve bedelinin istenemeyeceği, 6487 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesi uyarınca taşınmazın el atma tarihindeki niteliklerine göre değerinin tesit edilmesi gerektiği, raporun yetersiz emsallerin uygun olmadığı, bedelin yüksek tespit edildiğin, ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain kadastral 1363, 13 74... parsel sayılı taşınmazların 1983 yılında davalı idareye ait sosyal tesisler ve 5. bölge tesis alanı olarak kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiği, tapu müdürlüğü, Vergi Dairesi ve zabıta marifetiyle yapılan adres araştırmasını müteakip ölü muris adına ilanen tebligat yapıldığı, malikin ölü olduğunun anlaşılması üzerine ... 3.Noterliğinin ...- ... yevmiye numaraları ile malik Karabet mirasçılarının bir kısmı adına çıkartılan tebligatların ... adına 06.02.1984 tarihinde tebliğ edildiği, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/236 Esas, 1987/233 Karar sayılı dosyasında 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayalı tescil istemli davada kamulaştırma işlemlerinin ve tebligatların usulüne uygun yapılmadığı, kamulaştırma işlemlerinin kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, taşınmazın paydaşları tarafından açılan ve Dairelerine intikal eden dava dosyalarının yapılan incelemesi sırasında celp edilen yazıda 10 yıllık bekleme süresi dolduğundan noter tebligatlarına ilişkin tebligat parçalarının bulunmadığının bildirildiğinin tespit edildiği, yapılan imar uygulaması sonucunda dava konusu 162 82... parsel sayılı taşınmazın oluştuğu ve davacılar murisinin taşınmazda malik olduğu, taşınmaz üzerinde davalı idareye ait sosyal tesisler ile 5. bölge müdürlüğüne ait idari binaların yer aldığı, Dairelerinin 2019/2183 Esas sayılı dosyasında yapılan inceleme sırasında, dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığının tespiti yönünden yazılan yazıya davalı idare tarafından verilen cevapta taşınmaza ilişkin 18.05.1984 tarihli ve 10118 sayılı toprak kazı ruhsatının gönderildiği dikkate alındığında fiilen el atma tarihinin 1983 yılından sonra olduğunun anlaşıldığı, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi doğru görülmüş; ancak davacıların ecrimisil talepleri yönünden de davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili ile ecrimisil hususundadır
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil ve Davacı ... Dışındaki Davacıların Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B.Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Lehine Hükmedilen Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminata İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.