Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/7385 E. 2026/12341 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/7385
Karar No
2026/12341
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3839 Esas, 2026/617 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 3246 parsel ( yeni 20 61... parsel ) sayılı taşınmazın 6.469,12 m²lik kısmının (ifrazen 20 61... parsel) kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2021/369 Esas, 2021/410 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2024 tarihli ve 2021/3629 Esas, 2024/2212 Karar sayılı kararı ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden edinilen bilgiye göre; dava konusu 8.966,71 m² yüzölçümlü 3246 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan kadastro yenileme çalışmaları sonucunda 12.11.2020 tarihinde pasife alınıp 20 61... parsel numarasını aldığı, alanının ise 8.948,18 m²ye düştüğü anlaşılmakla, ada ve parsel numarası ile alanı değişen dava konusu taşınmazın güncel tapu kayıtları getirtilip kadastro yenileme işlemleri sonrasında kamulaştırma planında revizyon yapılıp yapılmadığı davacı idareden sorulup, güncel kamulaştırma planı dosyaya eklendikten sonra, fen bilirkişisi eşliğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle kamulaştırılan alan net bir şekilde tespit edilerek bedeli belirlenmek suretiyle, güncel tapu bilgileri üzerinden hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmı için değer azalışı hesaplanırken taşınmazın kullanım amacı, yüzölçümü ve geometrik şeklinin dikkate alınması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun ) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/7385, K. 2026/12341, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-7385-e-2026-12341-k-7212eec56553