Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8673 E. 2026/3404 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8673
- Karar No
- 2026/3404
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/334 Esas, 2022/309 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 35 35... (yeni 17) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının 07.08.2006 tarihli 1/1000 ölçekli Tem Güneyi Revizyon Uygulama İmar Planında katı atık aktarma merkezinde kaldığından davacı idare tarafından kamulaştırmaya tabi tutulduğunu, davacı kurumca takdir edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, taşınmazın bulunduğu alanın yol, su, elektrik, telefon, doğalgaz gibi her türlü alt yapı ve belediye hizmetlerinden faydalandığını, arsa vasfında olduğunu ileri sürerek gerçek kamulaştırma bedelinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.03.2012 tarihli ve 2007/564 Esas, 2012/165 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin 15.03.2012 tarihli ve 2007/564 Esas, 2012/165 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalı ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda dosya üzerinde yapılan incelemede ilanen tebligat yapılan davalıların bir kısmının ölü olduğu, bir kısmının ise 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde öngörülen araştırmalar tamamlanmadan ve tespit edilen adreslere tebligat çıkarılmadan ilanen tebliğ yapıldığı, bir dava açıldığında öncelikle davanın taraflarına tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.02.2011 tarihli ve 2010/5-546 Esas, 2011/11 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak davalıların mernis sistemine kayıtları sağlanıp sağ olup olmadıkları tespit edildikten sonra, şayet malikler sağ ise taraf teşkili sağlanamayanlar açısından 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca yapılan adres araştırmalarında eksiklik olup olmadığı denetlenip, araştırma yapılması gereken kurumlardan yazışmaları yapılmayanlara ilişkin bu eksikler giderildikten, yapılan yazışmalarla adresi tespit edilenlerin bu adreslerine tebligat çıkarıldıktan ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21/2 nci maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adresleri belirlenip kendilerine tebligat yapıldıktan şayet maliklerin ölü olduğu tespit edilirse, sunulacak veraset belgesi esas alınarak mirasçıları 2942 sayılı Kanun’un 14/5 maddesi uyarınca davaya dahil edildikten ve aynı şekilde adresleri tespit edildikten sonra mirasçılarına 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilip, taraf teşkili sağlanarak işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, emsal taşınmaz seçiminin doğru yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu kamulaştırma bedeline Mahkemenin son karar tarihi olan 20.04.2022 tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin encümen kararları iptal edildiğinden yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu, dava konusu taşınmaza takdir edilen metrekare ve kamulaştırma bedelinin aradan geçen 14 yılda son derece düşük kaldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
4.... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare ve kamulaştırma bedelinin düşük kaldığını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, İstanbul 10. İdare Mahkemesinin kararı ile davacı belediyenin dava konusu taşınmazın yerine imar uygulaması ile 35 35... parsel sayılı taşınmazın oluşumuna ilişkin imar uygulamasının iptal edildiğini, bu nedenle öncelikle görevli ve sorumlu kurumlar ve idarelerin İstanbul 10. İdare Mahkemesinin kararının infazını yaparak 2724 sayılı parsel numaralı gayrimenkulün eski haline getirilmesi için gerekli idari işlemleri yapmaları gerektiğini, kamulaştırma davası sebepsiz kaldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Davacı idare ve bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.