Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6010 E. 2026/2413 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6010
- Karar No
- 2026/2413
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1116 E., 2024/1421 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/68 E., 2020/130 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından ve duruşma istemli olarak davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; davanın niteliği gereği duruşma isteminin reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne, davalı ... tarafından ilk derece mahkemesinin ilk kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmamış olması ve temyiz incelemesine konu kararla da aleyhine yeni bir hukuki durum yaratılmamış olması nedeniyle hükmü temyizde hukuki yararı bulunmadığından davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 298 parsel sayılı 23.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komisyonca yeni 1 83... parsel numarasıyla 23.118,13 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 1449 parsel sayılı 12.150,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, komisyonca yeni 1 83... parsel numarasıyla 12.766,63 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili, dava dilekçesinde; ...Mahallesinde yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında müvekkili olan davacıya ait 1 83... , 377, 464; 1 94... , 204, 5 28... ada 49 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak eksik ve hatalı tespit yapıldığını, taşınmazların yıllardır davacı tarafından ekilip biçildiğini ve fiilen kullanıldığını, yapılan kadastro çalışmasının hatalı olduğunu belirterek, tespitin iptali ile muarazanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiş; bilahare, dava konusu parsellerden 1 94... , 204, 528; 1 81... ile 1 83... ve 464 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dava bu dosyadan tefrik edilmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ... ve arkadaşları vekili cevabında; dava konusu taşınmazlar arasında sabit sınır olduğunu ve uygulama kadastrosunun kadimden beri kullanılan bu sınırlara göre yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "1 83... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azalmasının 185 parsel sayılı taşınmazla sınırın hatalı hesaplanmasından kaynaklandığı, diğer komşu taşınmazlarla ilgili 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uygulama çalışmalarında hatalı uygulamanın mevcut olduğu, ancak diğer taşınmazların dava konusu edilmemesi nedeniyle değerlendirilmediği, dava konusu taşınmazların uygulama kadastrosu ile sınırlarının mevzuata uygun hale getirilmesi için 17.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda tanzim edildiği şekilde 185 parsel sayılı taşınmazdan 557,25 m²lik alanın 178 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 83... ve 185 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitlerinin iptali ile 17.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda tanzim edildiği şekilde 1 83... parsel sayılı taşınmazdan (A) harfi ile gösterilen 557,25 m²lik kısmın iptal edilerek 1 83... parsel sayılı taşınmaza eklenmek sureti ile; 1 83... parsel sayılı taşınmazın 23.675,38 m² olarak, 1 83... parsel sayılı taşınmazın 12.126,14 m² olarak tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili ile Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecine yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı ve kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalılar ... ve arkadaşları vekili ile Kadastro Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kendileri hakkındaki davanın husumetten reddedilerek lehlerine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini ve yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarının da isabetsiz olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarına yapılan itirazların değerlendirmeye alınmadığını, savunma haklarının kısıtlandığını, bilirkişi raporlarındaki tespitlerin hatalı ve eksik olduğunu, fen bilirkişileri tarafından içtihatlara uygun olacak şekilde belirlemeler yapılmadığını, raporların çeliştiğini, davacıya ait taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın, müvekkillerine ait 185 parselin kuzey kısmında ve davacının taşınmazının sınırı boyunca yer alan, taşkın veya fazla sulama sularının tahliyesi için sonradan 1985 yılında Belediye tarafından açılmış olan küçük ve sığ su kanalının müvekkillerinin taşınmazının içinde gösterilmesinden kaynaklanmadığını, taşınmazların sınırlarının sabit olduğunu, tesis kadastrosu sırasında da dava konusu alanın müvekkillerinin taşınmazı içinde olduğunu, ziraat bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sınırda kavak ve dut ağaçlarının olduğunu, davacının 1990 yılında yaptığı tel çitlerin de bu kanalı içine almadığını, davacının taşınmazındaki yüzölçümü azalmasının nedeninin diğer komşu taşınmazlardan da kaynaklanmış olabileceğini, ayrıca, dava konusu taşınmazlar arasındaki sınır çizgisinin, DSİ’ye ait kanal parselleri ile aynı noktada doğrusal bir şekilde birleştiğini, davacının iddiası doğru olsaydı bu hatların doğrusal olmayacağını, davalı tanığının tahliye kanalının müvekkillinin parselinde olduğunu doğruladığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; hükmü temyiz yetkisi, temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2018 tarihli ve 2014/656 Esas, 2018/235 Karar sayılı ilk kararı, sadece davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmiş olup, davalı ... tarafından bahse konu karara yönelik istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Bu durum karşısında; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar ve Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddine ilişkin kararıyla davalı ... aleyhine yeni bir durum da yaratılmadığı anlaşıldığından, hükmü temyizde hukuki yararı bulunmayan davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; a. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 83... parsel sayılı taşınmazdan (A) harfli 557,25 metrekarelik yerin çıkarılması sonucu taşınmazın yüzölçümü olarak hüküm kısmına 12.126,14 metrekare yazılmış ise de, uygulama kadastrosu sırasında komisyonca taşınmazın yüzölçümü 12.766,63 metrekare olarak belirlendiğinden, bu miktardan 557,25 metrekarelik yerin çıkarılması ile taşınmazın yüzölçümünün 12.209,38 metrekare olması gerekeceği açıktır. İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözden kaçırılarak, infazda tereddüte neden olacak şekilde yüzölçümünün hatalı yazılması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Müdürlüğünün vekilinin TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE, Davalı ... ve arkadaşları vekilinin sair temyiz itirazlarının, yukarıda (2.a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, Davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2.b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1. Nolu bendinde yer alan ''...1 83... parsel sayılı taşınmazın 12.126,14 m² olarak ...'' ifadesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ''...1 83... parsel sayılı taşınmazın 12.209,14 m² olarak ...'' ifadesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.