Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7341 E. 2026/3335 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7341
- Karar No
- 2026/3335
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2970 Esas, 2025/455 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/512 Esas, 2023/110 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 24 62... parsel sayılı taşınmazın (Eski 16 28... parsel) usulüne uygun kamulaştırılıp kamulaştırma bedelinin de hak sahipleri adına bloke edildiğini, buna rağmen bugüne kadar tapuda ferağ verilmediğini ileri sürerek kamulaştırılan taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ..., ..., ... cevap dilekçelerinde özetle; davacının, Anayasa'nın 35 inci maddesini, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 683 üncü maddesini, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun tebligat hükümlerini ihlal ettiğini, hissedar olarak maliki oldukları dava konusu parseli bedel ödemeden istimlak ettiğini, bu sebeple davanın reddini, bilirkişi marifetiyle belirlenecek olan istimlak bedelinin ödenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kamulaştırma tarihindeki maliklerine usulüne uygun tebligat yapılmadığı, kamulaştırma bedelinin milli bankaya depo edildiğine ilişkin dekont bulunamadığı, bu durumda usulüne uygun bir şekilde yapılmış kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kamulaştırma işleminin tamamlandığını; ancak açıklayıcı tescil işleminin gerçekleşmediğini, dava dilekçesinin ekinde sunulan belgelerde bedelin bloke edildiğini, bankaya müzekkere yazılarak maliklere ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, paranın çekilip çekilmemesi durumunun maliklerin iradesinden kaynaklandığı için ilgili davanın kabulüne karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma işleminin kesinleştiğinden söz edilebilmesi için, kamulaştırma bedelinin milli bir bankaya kayıtsız şartsız depo edilmesi ve kamulaştırma evrakı ile birlikte kamulaştırma bedelinin depo edildiğine ilişkin belgenin tapu maliklerine usulüne uygun tebliğ edilmesi gerektiği, dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma bedelinin yatırıldığı veya taşınmaz maliklerine ödendiği hususu kanıtlanamadığından, ayrıca taşınmazın kamulaştırma işlemleri zamanında maliki olan paydaşlara çıkartılan tebligat mazbatasında, adreste bulunmamaları sebepleri şerh edilmediği gibi yerine tebliğ edilen kişilerin de ehil oldukları şerhi düşülmediği anlaşıldığından usulüne uygun şekilde yapılmış bir kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosyadaki bilgi ve belgelere incelenen nüfus kayıt evraklarına göre davalılardan ... 'ın ... isminde bir eşinin olmadığı, davalı ...'ın ise ... isminde bir oğlunun olmadığı, davalı ...'ın ise ... adında bir torununun olmadığı, paydaşlara çıkartılan tebligat mazbatasında, adreste bulunmamaları sebepleri şerh edilmediği gibi yerine tebliğ edilen kişilerin de ehil oldukları şerhi düşülmediği böylece kamulaştırma tebligatlarının usulüne uygun yapılmadığı ve bedelin usulüne uygun şekilde depo edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.