Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6198 E. 2026/6005 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6198
- Karar No
- 2026/6005
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2196 E., 2023/344 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/359 E., 2020/186 K. BİRLEŞEN 2018/508 ESAS SAYILI DOSYADA:
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.09.2010 tarihinde ... sevk ve idaresindeki araç ile Akhisar-Balıkesir istikametine seyrederken müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araçla çarpıştığını, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, müvekkillerinin tedavi evraklarını celbini talep ettiklerini, kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağına göre araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, kaza sebebiyle Akhisar CBS'nin 2010/1499 dosyası ile soruşturma yapıldığını, aracın kaza tarihini kapsar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) davalı şirkette mevcut olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete başvuru yaptığını ve müvekkilline bir kısım ödeme yapıldığını, davalının kaza tarihine poliçe üst limitiyle sınırlı olmak üzere davacıya ödeme yapmakla yükümlü olduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00 TL maddi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Birleşen 2018/508 Esas, 2019/306 Karar sayılı dosyası yönünden davacı vekili dava dilekçesi ile 13.09.2010 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyoneti ile Akhisar istikametinden gelip devlet karayolunu takiben Balıkesir istikametine seyir haline iken sağ şeritten arkadan gelen trafiği kontrol etmeden sol şeride kontrolsüz olarak geçmek istediği esnada kendi aracının sol ön teker ve çamurluk kısmına aynı istikamete sol şeritte seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonun sağ ön tampon kısmıyla çarpışması sonucu çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, ikame ettikleri davanın belirsiz alacak davası olduğunu, davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harcın taraflarınca ikmal edileceğini, kaza sonucunda müvekkilinin ... Devlet Hastanesi ve ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, davanın safahatında rapor alındığında davacı müvekkilinin maluliyet oranının açığa kavuşacağını, söz konusu kazanın Kırkağaç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2010/1499 soruşturma 2010/840 karar numarasıyla soruşturma yürütüldüğünü, kaza sonrasında kaza tespit tutanağına göre araç sürücüsü ... kusurlu bulunmaş olsa da Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/359 Esas numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre araç sürücüsünün ...'in asli kusurlu, araç sürücüsü ...'in tali kusurlu bulunduğunu, kusur durumunun yargılama safahatında alınacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacağını, aracın davalı Generalı Sigorta AŞ nezdinde kaza tarihini kapsar ZMSS poliçesi olduğunu, 13.09.2010 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki aracıyla ... sevk ve idaresindeki aracın karışmış olduğu kazaya ilişkin Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2016/359 Esas numarası ile ... A.Ş.'ye karşı açılan aynı hukuki sebeple aynı talepli dava bulunduğunu, halen daha yargılaması devam etmekte olan 2016/359 Esas numaralı dava ile yeni açmakta oldukları davanın birleştirilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı ... şirketinden tazmininin talep olunduğunu, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAPLAR Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan 45... plakalı aracın malikinin müvekkili nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe üst limitiyle sınırlı olduğunu, bedeni zararlar halinde maddi tazminat taleplerinin şahıs başına azami 175.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının başvurusu üzerine müvekkili tarafından hasar dosyası açılarak 27.453,73 TL maluliyet tazminatı ödendiğini, sorumluluğunu ödemiş olan müvekkilinin başka bir sorumluluğu kalmadığını, yargılama sırasında hesaplanan tazminat miktarında farklılık çıkmasının muhtemel olduğunu bu nedenle öncelikle ödeme yapıldığı tarihteki verilere göre hesaplama yapılması, hesaplama sonucu çıkan tutar ile ödeme tutarı arasında afaki fark olmaması halinde ihtarnamenin esas alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, afaki fark olması halinde ise ödemenin denkleştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, poliçede azami teminat limitinin yazılı olmasının bu miktarın her halükarda ödeneceği anlamına gelmediğini, sürücülerin kusur durumu ve davacının sakat kalıp kalmadığı ve sakatlık oranı hakkında ATK 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının herhangi bir sosyal yardım kuruluşundan tazminat alıp almadığının araştırılmasını talep ettiklerini, tazminat veya aylık bağlanması halinde ödemelerin sakatlık tazminatından düşülmesi gerektiğini, davacının gelirinin tespitinde SGK kayıtları ve vergi kayıtlarının esas alınması aksi halde asgari ücretin tazminat hesabına esas alınması gerektiğini, taraflarınca tazmin edilecek olan gerçek zararın davacının vücut bütünlüğü kaybı oranı olmadığını meslekte kazanma gücünün daimi kaybı oranında olduğunu, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davacıya sosyal güvenlik kurumları tarafından gelir bağlanmadıysa SGK'ya dava açması için önel verilmesini ve bu dava sonuçlanan kadar bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirdiğini, zarar görenin faiz hakkının ancak temerrüd tarihinden itibaren doğacağını, dava konusu talebin haksız fiili olduğunu bu nedenle müvekkilinin varsa sorumluluğu nedeniyle ödeyeceği tazminata uygulanacak faiz türünün yasal faiz olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Birleşen 2018/5 08... /306 Karar sayılı dosyası yönünden davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının, maluliyet tazminatına yönelik tüm talepleri ve dava açma hakkının zamanaşımına uğradığını, kaza tarihi dikkate alındığında bu davanın zamanaşımına uğradığını; davacının, bu davayı zamanaşımı süresi içinde açmadığını, gerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca, gerekse ZMSS Trafik Poliçesi Genel Şartlarındaki düzenlemeye göre, “sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zamanaşımına uğrar.” Her ne kadar, anılan yasal düzenlemelerin devamında “…dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörmüş bulursa, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir” şeklinde bir düzenleme öngörülse de, uyuşmazlık konusu trafik kazasının 13.09.2010 tarihinde meydana gelmiş olup işbu davanın, uzamış ceza zamanaşımı süresi de geçtikten çok sonra açıldığını, davanın bu bakımdan reddedilmesi gerektiğini, davacının 13.09.2010 tarihinde yaralanmasına neden olduğu iddia edilen 16... plakalı aracın Trafik (ZMSS-mecburi mali mesuliyet) poliçesi şayet müvekkili şirket tarafından yapılmış ise sakatlanma ya da ölüm halinde ise şahıs başına azami teminat poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ancak bu otomatikman her olayda ödenmesi gereken bir meblağ olmayıp, gerçek zarar ve trafik sigortalımızın kazanın meydana gelmesindeki kusur miktarına göre tazminat meblağı belirleneceğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını, kaza tespit tutanağı ile mahkemenizce aldırılacak kusur raporu arasında bir çelişki olursa bunun mutlaka giderilmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle, müvekkili şirketin bir sorumluluğu doğacak olsa bile bu sorumluluğun, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre ve münhasıran azami poliçe limiti ile sınırlı olacağını, davacı tarafın, kalıcı sakatlık nedeniyle meydana gelen işgücü kaybının oransal olarak tespit edilmesini ve bunun için tazminat ödenmesini talep ettiğinden işgücü kaybının tespiti için Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden ya da üniversitelerin Adli Tıp Kürsüsünden tüm vücut fonksiyon kaybı oranını tespit eden heyet raporu alınması gerekmekte olduğunu, davacının yaralandığı kaza tarihinden bu yana 8 yıl geçtiğini, o halde, davacıda kalıcı bir araz var ise bunun davaya konu kazadan kaynaklı olduğunun-yani davaya konu kaza ile davacının sakatlığı arasında illiyet bağının- kanıtlanması gerektiğini, davacının, olay günü yaralanmasına neden olunan kazada "ağır ihmalinin" söz konusu olduğunun ve/veya müterafik kusurlu olduğunun -yargılama sırasında-anlaşılması halinde TBK'nun 51. ve 52. madde hükümleri uyarınca gerekli indirimlerin yapılması gerektiğini, davacıların, olay günü yaralanmasına neden olunan kazada "hatır taşımacılığının" söz konusu olduğunun ve/veya müterafik kusurlu olduğunun -yargılama sırasında-anlaşılması halinde TBK'nun 51. ve 52. madde hükümleri uyarınca gerekli indirimlerin yapılması gerekmekte olduğunu, yapılacak yargılama neticesinde davacının haklı olduğu, kalıcı maluliyeti nedeniyle kendisine sürekli sakatlık tazminatı ödenilmesi ihtimalinin doğması halinde, bu tazminatın nasıl hesap edileceği, keza, böyle bir durumun tespiti halinde; ödenecek tazminatın ZMSS Genel Şartları uyarınca davacıya rücu edilmesi ihtimalinin doğması durumunda davanın reddi gerekeceğini, izah edilen nedenlerle; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan raporda ''davacının maluliyetine neden olacak düzeyde arz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin'' rapor edildiği, davalı ...'ya yazılan müzekkere cevabında davacıya 27.03.2012 tarihinde davaya konu kaza sebebiyle 27.453,73 TL ödeme yapıldığının bildirildiği, kusur oranları, denetime elverişli alınan rapor değerlendirildiğinde davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, davalı şirketçe yapılan ödeme ile de davacının dosya kapsamında hesap edilen geçici maluliyet tazminatı miktarlarını da kapsar şekilde tatmin ve ibra edildiği gerekçesiyle asıl dava yönünden; davanın reddine, birleşen mahkememizin 2018/5 08... /306 Karar sayılı dosyası yönünden; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava davalısı ... Şirketi tarafından davacıya 27.03.2012 tarihinde 27.453,73 TL ödeme yapılmış olup, bu hususun tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasında 15.03.2012 tarihli ibranamenin düzenlenmiş olduğu da görüldüğü, bilindiği üzere, 2918 sayılı KTK’nın "Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar" başlıklı 111. maddesinde; "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." şeklinde düzenleme mevcut olduğu, somut uyuşmazlıkta, davacının dayanak olarak sunduğu sağlık kurulu raporlarının bahse konu ibraname tarihinden önce olup, ibra tarihinden sonra maluliyetinde gelişen bir durum olduğuna dair de herhangi bir rapor sunulmadığı gibi, davacı tarafın bu yönde bir iddiası da olmadığı, nitekim alınan ATK raporu ile de davacıda gelişen bir durum olmadığının, zira kaza nedeniyle kalıcı bir sakatlığının oluşmadığının belirlendiği, bu durumda KTK 111. madde hükmü ve asıl dava tarihinin 20.09.2016 olduğu da dikkate alınarak, mahkemece re'sen gözetilmesi gereken hakdüşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulün hatalı olduğu gerekçesiyle asıl/birleşen davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/359 Esas - 2020/186 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırılan kararın yerine geçmek üzere asıl dava yönünden; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, birleşen dosya yönünden; davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 01.08.2018 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nin raporu eksik inceleme sonucu tanzim edilmiş olup davacı müvekkilin gerçek durumunu yansıtmadığı, davacının durumu,tedavi evrakları,yaşı,meslek grubu gerekçeleri ile dikkatli irdelenerek rapor tanzim edildiği, davacının halen kaza kaynaklı şikayetleri devam etmediği, dosyada müvekkilin tedavisine ilişkin birçok hastane evrakı olduğu ve müvekkilin tedavilerine ilişkin kayıtlar mevcut olduğu halde sunulan rapordan da açıkça görüleceği üzere işbu evrak ve kayıtlar incelemeye esas alınmadığı, dolayısıyla kurul tarafından dosyadaki iddia ve savunmalara uygun bir değerlendirme yapılmadığı, müvekkilinde meydana gelen sakatlık oranına tekabül eden tazminat miktarından %75 oranında ... A.Ş., %25 oranında ... Sigorta A.Ş. Sorumlu olduğu, ... A.Ş. ve davacı arasında imzalanan 15.02.2012 tarihli ibraname karşılığında 27.453,73 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin davacının geçici iş göremezlik tazminatını da kapsadığını belirterek davayı reddettiği, ... A.Ş. tarafından yapılan ödemenin kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu, ibraname kapsamında geçici iş göremezlik kalemine ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, 15.02.2012 tarihli ibraname ile müvekkile yapılan ödeme ... A.Ş. tarafından yapılmış olup ... Sigorta A.Ş. tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ve ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunu azaltan veya ortadan kaldıran bir ödeme mevcut olmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat talebini ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup kaza sebebiyle Adli Tıp Kurumu tarafından davacının tüm tedavi evraklarının incelenerek kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenen rapora göre davacının sürekli maluliyeti bulunmadığından davalıların tazminattan sorumlu tutulamayacağına ve geçici iş göremezlik tazminatının da ödenmesine göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.