Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2635 E. 2026/2392 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2635
Karar No
2026/2392
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1676 E., 2024/266 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/8 E., 2023/17 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen ve asıl dosya davacısı Hazine vekili ve birleşen ve asıl dosya davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 93 parsel sayılı 38.782,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 95... parsel sayılı ve 19.098,85 m² yüzölçümlü olarak, eski 362 parsel sayılı 3.400 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 95... parsel sayılı ve 1.029,44 m² yüzölçümlü olarak, eski 363 parsel sayılı 2.680,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 95... parsel sayılı ve 1.083,54 m² yüzölçümlü olarak; eski 364 parsel sayılı 2.140,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 95... parsel sayısıyla 1.470,38 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 20.04.2007 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Davacı Hazine vekili asıl dosya dava dilekçesinde; dava konusu eski 93 parsel yeni 1 95... parsel sayılı taşınmazın ve birleşen dosya dava dilekçesinde; eski 362, 3 63... parsel yeni 1 95... , 72... parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesince yapılan uygulama çalışmasında sınırlarının hatalı tespit edildiğini, taşınmazların yüzölçümlerinin azaltıldığını, bu eksilmenin taşınmazların sınırında yer alan 1 14... ve 1 17... sayılı orman parsellerinden kaynaklandığını ileri sürerek, tespitin iptalini ve taşınmazların eski yüzölçümleri ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İdaresi, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " dava konusu 1 95... , 71, 72... parsel sayılı taşınmazların ilk tesis kadastro sınırlarının 1988 yılında klasik takeometrik ölçüm yöntemi ile alan hesabının pafta üzerinden planimetre ile hesaplandığını, bu taşınmazlarının ilk tesis kadastro ölçümüne göre sınırları ile kadastro paftasına çizilen sınırlarının birbirleri ile uyumlu olduğunu, ilk tesis kadastrosunda tespit edilen pafta sınırlarının eski tarihli hava fotoğrafındaki kullanım sınırları ile uyumlu olduğunu, ilk tesis kadastrosu çalışmasında tersimat, ölçü, hesaplama ve sınırlandırma hatası bulunmadığından uygulanabilir bir tesis paftasına sahip olduklarını, ancak arazi kadastrosundan sonra yapılan orman kadastro çalışmasında, harita bilirkişileri heyet rapor eki krokide; 1 95... parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 19.276,27 m²lik kısmı, 1 95... parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen 2.308,72 m²lik kısmı, 1 95... parsel sayılı taşınmazın (C) harfiyle gösterilen 1.597, 35... 'lik kısmı, 1 95... parsel sayılı taşınmazın (D) harfiyle gösterilen 869,75 m²lik kısmının orman tahdidi içinde bırakıldığını, Orman İdaresince bu sınırlara yönelik açılan bir dava veya alınan kamulaştırma kararı olmadığını, bu durumda uygulama kadastro çalışması ile taşınmazların resen orman parseli olarak tapuya tescil edilemeyeceğine rağmen, uygulama kadastro çalışmasının orman kadastro sınırları dikkate alınarak yapıldığını, 1 95... , 71, 72... parsel sayılı taşınmazlar ile komşu davalı 1 14... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan uygulama kadastro çalışmasının amacı dışında hatalı yapılarak tapu siciline geçmiş mülkiyet hakkını davacı aleyhine olacak şekilde değiştirdiğini, dava konusu 1 95... parsel ile bu parselin güneyinde kalan komşu davalı 1 17... parsel sayılı taşınmazın müşterek sınırı üzerinde yapılan 22/2-a çalışmasının denetiminde ise; esasen güneyde kalan komşu parselin 430 parsel sayılı taşınmaz olup, evvelinde yine davacı Hazine adına kayıtlı ham toprak vasıflı 1988 yılında genel arazi kadastro çalışmasına tabi tutulmuş bir tesis taşınmazı olduğunun anlaşıldığı, komşu davalı 1 17... parsel sayılı taşınmazın 1 95... parsel ile müşterek sınırının bulunmadığı anlaşıldığı..." gerekçesiyle, dosyada davanın kabulüne, asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 07.06.2023 hakim havale tarihli bilirkişi raporuna ekli kroki de (A) harfiyle gösterilen 19.276,27 m²lik kısmın 1 14... sayılı parselden ayrılarak 1 95... sayılı parsele ilave edilmesine, (B) harfiyle gösterilen 2.308,72 m²lik kısmın 1 14... sayılı parselden ayrılarak 1 95... sayılı parsele ilave edilmesine, (C) harfiyle gösterilen 1.597,35 m²lik kısmın 1 14... sayılı parselden ayrılarak 1 95... sayılı parsele ilave edilmesine, (D) harfiyle gösterilen 869,75 m²lik kısmın 1 14... sayılı parselden ayrılarak 1 95... sayılı parsele ilave edilmesine, 1 17... parsel sayılı taşınmazın ise uygulama kadastro tespiti gibi diğer taşınmazların hüküm yerinde belirtilen yüzölçümleriyle tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen ve asıl dosya davacısı Hazine vekili ve birleşen ve asıl dosya davalısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkemece getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve uygulama sonucunda ilk tesis kadastrosunda tespit edilen pafta sınırlarının eski tarihli hava fotoğrafında ki sınırları ile uyumlu olduğu ve bu nedenle de ilk tesis kadastrosunda tersimat, ölçü, hesaplama ve sınırlandırma hatası olmadığı belirtilmesine göre dava konusu taşınmazlar arasında ki sınırın geçerli sınır tipinde esas alınmasında ve dolayısı ile tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftasının çakıştırılması neticesinde (A), (B), (C) ve (D) harfleriyle nitelendirilen bölümlerin davalı parselinden çıkartılması gerektiğinin anlaşılmasına ve işbu dava da kesinleşen tahdite dayalı tapu iptali ve tescil istemi olmadığından kesinleşen tahdit sınırlarının ancak kesinleşen tahdite dayalı tapu iptali ve tescil davalarında esas alınmak sureti ile belirlenebileceğinden Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir usul kanuna aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Birleşen ve asıl dosya davacısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleşen ve asıl dosya davalısı ... vekili temyiz dilekçesinde; uygulama kadastro çalışmalarının kesinleşen orman tahdit sınırlarına göre belirlendiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuyla kabul kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen ve asıl dosya davacısı Hazine vekili ve birleşen ve asıl dosya davalısı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2635, K. 2026/2392, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-2635-e-2026-2392-k-2c2b9d739a18