Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/755 E. 2026/2356 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/755
- Karar No
- 2026/2356
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1238 E., 2024/2957 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 39. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/44 E., 2023/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 1969 yılında yapılan tapulama sırasında dava konusu taşınmaz, 62 parsel numarası ve tapu kaydına dayalı olarak tarla vasfıyla davalı murisi ...adına tespit ve tescil edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 1939 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu uyarınca yapılan orman tahdidi, 1976 yılında yapılıp 1980 yılında kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı Kanunla değişik hükümleri uyarınca aplikasyon, orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 1991 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmaları vardır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; tapuda davalı murisi adına kayıtlı bulunan 62 parselin kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve davalının müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı, davalı geçerli bir tapuya dayandığından dava tarihine kadar kullanımının haksız olmadığı gerekçesiyle, esas dava yönünden; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddi ile 62 parselde kain 3.420 m²lik taşınmazın davalı murisi adına olan tapu kaydının iptaliyle orman vasfı ile Hazine adına tesciline, men'i müdahale talebi yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden; Mahkemenin işbu 2022/44 (evveliyatı İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/310) Esas sayılı dosyasıyla birleşen İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/247 Esas, 2017/349 Karar sayılı davasının, 11.11.2021 duruşma ara kararıyla tefrik edilerek kaydedildiği İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/268 Esas, 2022/209 Karar üzerinden karar verilmiş olması nedeni ile işbu esas üzerinden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, davalının kullanımının dava tarihi itibarıyla geçerli bir tapuya dayandığından haksız olmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca tapu kaydının iptali nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti ve harç dahil yargılama giderlerine hükmedilmesi ve ayrıca 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi gözetilerek istinaf eden davacı ... harçtan muaf olduğu gözetilerek harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken iptal edilen taşınmaz değeri üzerinde hesaplanan karar ve ilam harcı ile vekalet ücretiyle yargılama giderlerinin davalı tarafa hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle. davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yargılama giderlerine yönelik olarak kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yargılama giderleri yönünden düzeltilmesi suretiyle yeniden hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını, bu nedenle davalının kullanımının haksız olduğunu, el atmanın önlenmesi yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde bulunmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde olup olmadığı ve davalının kullanımının haksız olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.