Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7235 E. 2026/935 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7235
- Karar No
- 2026/935
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2144 Esas, 2025/944 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/57 Esas, 2024/142 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacılardan ..., ... ve............nin paylarına düşen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, adı geçen davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin ..., ... ve ... dışında kalan davacıların payı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ........ ili, ........ ilçesi, ........... Mahallesi 1 23... ve 23 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın imar planında "park alanı ve yol" olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını, bu durumun mağduriyete sebep olduğunu, belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların imar planının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yılın dolmadığını, mülga 2017 tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının idare mahkemesince bütünüyle iptaline karar verildiğini, ........... ili, ............ ilçesinin plansız alanda kalması üzerine ............... Belediyesi tarafından yeni plan yapım çalışmalarına başlandığını, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı İmar Kanunu'nun 8-b maddesi gereğince 30.03.2022 -27.10.2022 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiğini, yürürlükteki plana itiraz sürecinin gerek idari yargıda açılan davalarla gerek müvekkili idare nezdinde yapılan itirazların incelenmesi suretiyle devam ettiğini, dava konusu taşınmazlarda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun)18 nci maddesi doğrultusunda uygulama yapılmadığından kamulaştırma işlemi yapılmadığını, 1 23... parselin mevcut onaylı uygulama imar planında park alanı, imar yolu ve dere yatağında kaldığını, 1 23... parselin uygulama imar planında Blok Nizam-3 katlı konut alanında, park alanı, imar yolu ve afete maruz bölgede kaldığını, dava konusu taşınmazın bir bölümünün afete maruz bölgede kaldığından kamulaştırma yapma yetkisinin müvekkili idarede olmadığını, park alanları ve imar yolu açısından ise kamulaştırma yapmaya yetkili kurumun........... Belediyesi olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah ve bedel artırım dilekçelerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, savunma haklarının kısıtlandığını, imar planının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıllık sürenin dolmadığını, sorumluluğun ............ Belediyesinde olduğunu, dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmazın eş değer olmadığını, emsal seçiminin ve mukayesesinin hatalı yapıldığını, bilirkişilerce objektif değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların imar planında (Altunordu Belediyesi'nin sorumluluk alanında kalacak şekilde) "park alanı" olarak tahsis edildiği, bu kısmın fen bilirkişisi raporunda gösterildiği, hesaplamaların buna göre yapıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun benzer konudaki 15.12.2010 tarihli ve 2010/5-662/Esas, 2010/651 Karar sayılı kararı uyarınca imar planında yol, park, pazar yeri, ... alan ve okul alanı gibi kamu hizmetine ayrılmış bulunan yerlere el atılmamış olsa dahi bedeline hükmedileceğine ilişkin kararı da gözetilerek 3194 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleştiği tarihten itibaren makul süre içinde ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmazların el atılan kısımlarının bedelinin ödenmesi gerektiği, taşınmazlara davalı idarece hukuki olarak el atıldığı anlaşıldığında arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılmasında ve değerlendirme tarihi olarak, dava tarihinin esas alınmasında, davacıların taşınmazlar üzerindeki hissesine düşen miktarlar gözetilerek hüküm kurulmuş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerini tekrar etmiş ilaveten maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazlara imar planında yol ve park alanı olarak ayrılması suretiyle el atıldığı, davalı idare aleyhine 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 gereğince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekiyor ise de 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi gereği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi kamu düzenine aykırılık dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, davalı idare vekilince vekâlet ücretinin istinaf nedeni yapılmadığı, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz sebebi yapılamayacağı gözetildiğinde, bu hususa ilişkin temyiz itirazı ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Dava konusu ......... ili, ............ ilçesi, .............Mahallesi 1 23... ve 23 parsel sayılı taşınmazların imar planındaki konumları ile ilk olarak hangi tarihte imar planına alındıkları ve imar planının kesinleşme tarihi, imar planının ölçeği, imar planına alındıktan sonra taşınmazların konumunda herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığı; dava konusu taşınmazlar ile içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması halinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazın çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları ilgili Belediye Başkanlığı İmar İşleri ve Şehircilik Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak eksiklikleri giderilerek bilirkişi raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
6. Dava konusu ............ ili, .........lçesi, ............ Mahallesi 1 23... parsel sayılı taşınmazın imar planında bir kısmının yol ve park alanında, bir kısmının ise konut alanında kaldığı anlaşılmasına rağmen taşınmazın tamamı yönünden tazminat bedeli hesaplanıp, konut alanında kaldığı belirtilen alan yönünden ayrıca değer düşüklüğü hesaplanıp tazminat bedeline eklenmesi ve taşınmazın tamamı yönünden tescil hükmü kurulması bozmayı gerektirir.
7. Kabule göre de; 16.11.2022 tarihinde kabul edilerek 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7421 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 4’ün son fıkrasındaki; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü gereğince maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nispi harcın hüküm altına alınmış olması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Davacılar ..., ... ve ...'ye İlişkin temyizi yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B.Davalı ... Vekilinin davacılar ..., ... ve ... dışındaki davacılara ilişkin İlişkin temyizi yönünden; 1. Davalı ... Belediye Başkanlığının diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.