Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1385 E. 2026/881 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1385
- Karar No
- 2026/881
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1385 KARAR NO : 2026/881
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU :Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ :11/06/2026
Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı aracın, davalı sigorta şirketi tarafınan ... tarihinde ... poliçe numarası ile ... Kasko Sigortası ile sigortalandığını, müvekkili şirketin, ... tarihinde ... ilinde faaliyet gösteren ... firması kanalıyla malik olduğu ... Plaka sayılı aracı dava dışı ... ve ...'ya kiraya verdiğini, ... tarihinde aracı kiralayan dava dışı ... ve ...'nın ... tarihinde saat ... sıralarında ... İli ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken tek taraflı trafik kazasına karıştığını ve bu kaza sebebiyle müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı araçta maddi hasar oluştuğunu, müvekkiline ait araçta oluşan maddi hasarın onarılması için müvekkili şirketin, davalı sigorta şirketine başvuru yaptığını, davalı sigorta şirketinin bu başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyasını açtığını ve akabinde ... tarihli cevabi yazısında araçta meydana gelen hasarın kasko poliçe teminatları sorumluluğunda olmaması nedeniyle talebinin karşılayamayacağını bildirdiğini, davalı sigorta şirketinin aracı sigorta poliçesi kapsamında onarmaması üzerine, müvekkili şirketin kendi imkanları ile aracını onardığını, oluşan maddi hasarda müvekkil şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu olmadığını ve bununla beraber, kasko poliçesinde muafiyeti gerektirecek herhangi bir durum söz konusu olmadığını iddia ederek ... TL değer kaybının ve ... TL onarım bedelinin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren isleyecek ticari temerrüd faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; Davacıya ait ... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde .../0 nolu ... Kasko Ekstra Sigorta Poliçesi ile çeşitli rizikolara karşı teminat altına alındığını, riziko sonrası gelişen olayların araştırılması ve kaza sonrası bazı bilgi ve belgelerin toplanılması sonucunda ve somut olaya ilişkin ... tarihli trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde, davacıya ait kaskolu aracın sürücüsünün, kaza yerini terk ettiğini ve bu nedenlerle, davacının talebi poliçe genel şartları uyarınca teminatı dışı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ... plakalı aracın sürücüsünün kaza yerinden ayrılmasının sebebinin tedavi kuruluşuna gitmek olduğunun dosyada mübrez, dava dışı ... hakkında ... tarihli kaza neticesinde tanzim olunan tedavi evraklarından anlaşıldığı, davaya konu kazanın teminat kapsamında olduğu ve hasar bedeline ilişkin olarak dosyaya sunulan faturalar ışığında ...-TL maddi tazminatın ...-TL'sine sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden ( somut olayda davalı sigorta şirketinin ... tarihli cevabi yazısı ile davacının talebini reddettiği ve en geç bu tarihte temerrüde düşmüş olduğunun kabul edilmesi gerektiği)...-TL'sine ıslah tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte (kazaya konu aracın ticari işlerde kullanılması sebebi ile ticari faize karar verilmekle) poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; 03.11.2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağıda kaskolu aracın sürücüsünün olay yerinden firar ettiği daha doğrusu sürücü değişiliği yapılarak yalan beyanda bulunulduğunun anlaşıldığını, kaza tespit tutanağını düzenleyen polis memurlarının kaza yerinde iddia olunan sürücü ile gerçek sürücünün aynı kişi olmadığını tutanağa yazdıklarını ve bu durumu kamera kayıtları ile belirlediklerini, bu nedenlerle davacının talebinin poliçe teminatı dışında olduğunu, doğru ihbarda bulunma yükümlülüğünün ihlal edildiğini, sigortalının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbarda bulunma mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde kalacak şekilde ihbar ederse, oluşan rizikonun teminat dışında kalacağını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçelerle davanın kısmen de olsa kabulü cihetine gidilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklı tazminat isteğine ilişkindir. Davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın, davalı sigorta şirketi tarafınan 04.08.2021 tarihinde ... poliçe numarası ile 04/08/2021 - 04/08/2022 ... Kasko Ekstra Sigortası ile sigortalandığı, davacı şirket tarafından ... plaka sayılı aracın 02.11.2021 tarihinde dava dışı ...'e kiraya verdiği ve ...'nın sözleşmenin kefili olduğu, dava konusu aracın 03.11.2021 tarihinde saat ... sıralarında tek taraflı trafik kazasına karıştığı ve bu kaza sebebiyle davacı şirkete ait ... plaka sayılı araçta maddi hasar oluştuğu, davacı şirketin davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduğu ancak hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle sigorta tazminatın davacı şirkete ödenmediği ve bu nedenle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.10. maddesinde “Zorunlu haller(tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeni ile uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerindeki ihlaller nedeni ile sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması” teminat dışı hal olarak düzenlenmiştir. Bir mal sigortası olan kasko sigortasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda (TTK) düzenlenmiş bulunan sözleşmenin kurulması aşamasındaki, sözleşme sırasındaki ve nihayet rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigorta ettirene ihbar (bildirim) yükümlülüğü getirilmiş ve bu koşullar ayrıntılı olarak genel şartlarda yer almış bulunmaktadır. Sözkonusu ihbar yükümlülükleri bakımından kasko sigortası iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
Sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. ve devamı hükümleri uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Bu durum karşısında, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti sigortacıda bulunmakta olup, sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde meydana geldiğinin soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlanması gerekir (Yargıtay HGK'nın 22/12/2010 gün ve 2010/17-655 E., 2010/688 K.; 08/12/2010 gün ve 2010/17-596 E., 2010/641 K.; 16/12/1998 gün ve 1998/11-872 E., 1998/905 K.; 10/12/1997 gün ve 1997/11-772 E.,1043 K. sayılı ilamları).
Sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. ve devamı hükümleri uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Belirlenen ilkeler doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesinde; davalı tarafça istinaf dilekçesinde kaza sonrasında araç sürücüsünün değiştirildiği ve doğru bildirim yükümlülüğünün ihlal edildiği iddia edilmiş ise de, dava konusu aracın kaza tarihinde dava dışı ... isimli kişiye kiralandığı ve araç sürücüsü ...'ün kazanın hemen sonrasında hastaneye gittiğinin hastane kayıtlarından anlaşıldığı, bu haliyle zararın Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.10. Maddesi gereğince teminat dışı halden sayılmasının mümkün olmadığı, davalının kazanın teminat dışında kaldığı yönündeki iddiasını somut deliller ile kanıtlayamadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu kararda bir isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.965,44 TL harçtan davalı tarafça yatırılan 3.242,00 TL peşin harcın MAHSUBUNA, bakiye 9.723,44 TL’nin davalıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, 3-) İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4. maddesi uyarınca kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE