Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1095 E. 2026/1402 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1095
Karar No
2026/1402
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1095

KARAR NO:2026/1402

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:30/04/2026

NUMARASI:2025/773 Esas - 2026/348 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/09/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;Davacı vekili; davalının,müvekkili şirketten üç adet aracı 02.03.2023 tarih ve ... nolu fatura ve Beyoğlu .... Noterliğinin ... yev numaralı 02.03.2023 tarihli Araç Satış Sözleşmesi ile ... plaka sayılı aracı 1.700.000-TL , 02.03.2023 tarih ve..033 fatura ve Beyoğlu ... Noterliğinin ... yev numaralı 03.03.2023 tarihli Araç Satış Sözleşmesi ile ... plaka sayılı aracı 440.000- TL, 02.03.2023 tarih ve ... fatura ve Beyoğlu ... Noterliğinin ... yev numaralı 02.03.2023 tarihli Araç Satış Sözleşmesi ile ... plaka sayılı aracı 520.000-TL bedelle satın alarak teslim aldığını, noter aracılığıyla araçların devri gerçekleştiğini, araçların bedelini ödemediğini, davalının borcu ödediğine ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediğini, müvekkili tarafından borçlu aleyhine başlatılan İstanbul 32. İcra Dairesinin ... sayılı dosya ile icra takibine itiraz ettiğini,alacağın müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda da ortaya çıkacağını ileri sürerek, davalının itirazının iptalini,borçlu aleyhine yüzde 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; davacı tarafın davalı müvekkilini haksız davalarla baskı altına almaya çalıştığını, bedellerin ödendiğinin noter huzurunda ikrarına rağmen dava açılmasında iyi niyet bulunmadığını, İstanbul 9. ATM'nin 2024/30 Esas sayılı dosyasında davacı müvekkili akdettiği hisse devir sözleşmesine dayalı açtığı, davanın derdest olduğunu, satış sözleşmelerinin üzerinden 3 yıl geçtiğini, ispat yükünün TMKnın 6-7 ve HMK 190 maddeleri mucibince kanunen taraflarına değil davacıya ait olduğunu, noter huzurunda satış bedellerinin tamamını alarak araçları teslim ettiğini açıkça ifade ettiğini belirterek davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; noter huzurunda resmi şekilde düzenlenen satış sözleşmeleri içeriğinde davacı, satış bedelini tamamen aldığını belirttiği, Noterde düzenlenen araç satış sözleşmesi aksi veya sahteliği ispatlanana kadar geçerli yazılı delil niteliğinde olduğu, davacı satıcı araç satış sözleşmelerindeki satış bedelini tamamen aldığına ilişkin beyanının aksini, aynı kuvvette kesin delille ispatlaması gerektiği, defter incelemesinin yargılamaya bir katkısının olmayacağı kanaati ile, mahkemece ispat külfeti kendisinde olan davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmakla,yemin teklif hakkının hatırlatılarak davalının yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili; mahkemenin dava dilekçesinde dayandıkları delilleri usulüne uygun olarak toplamadığı,ticari defter incelemesi yaptırmadan ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davanın karara bağlandığını,uyuşmazlık doğrudan ticari satış ilişkisinden kaynaklanmakta olup, satış bedellerinin gerçekten ödenip ödenmediği hususu ancak; taraf ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle ortaya çıkarılabileceğini, 7000-TL üzeri fatura bedelinin banka kanalıyla ödenmesi zorunlu olduğu halde davalının ödemeye ilişkin hiçbir belge sunmadığını, gerekçeli kararda noter satış sözleşmelerinde yer alan "satış bedelinin tamamen alındığı" şeklindeki kaydın aksinin ispatlanması gerektiğine yer verdiğini, söz konusu ibarenin, satış işlemlerinde rutin olarak kullanılan matbu nitelikteki bir kayıt olup, ödemenin fiilen gerçekleştiğini kesin şekilde ortaya koyan bir delil olmadığını, araç bedellerinin müvekkil şirkete ödendiğine ilişkin herhangi bir makbuz, banka dekontu sunamadığını 213 Sayılı VUK hükümleri ve ilgili VUK Genel Tebliği gereğince fatura bedelinin banka kanalı ile ödenmesi zorunlu olduğundan davalının davaya konu araç bedellerini ödeyip ödemediğinin ticari defter kayıtları, banka kayıtları ile incelenmesi gerektiğini,hiçbir delilin toplanmadığını yemin delili, hukuk davalarında ispat yükü altında olan tarafın başvurduğu son çare niteliğinde bir delil olup, tüm deliller toplanmadan veya incelenmeden yemin teklif edilmesi, uyuşmazlığın esasını etkileyebilecek bir usul hatası olduğunu ileri sürerek usule aykırı edilen yemin deliline dayalı verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili davacının kötüniyetinin açıkça belli olduğunu belirterek kararın kötüniyet tazminatı bakımından kaldırılmasına, müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davacı taraf Noterde düzenlenen araç satım sözleşmesinde aracın satım bedelini aldığını ikrar ederek aracın satım ve devrini yapmıştır. Vergi usul kanununda ki ödemenin yapılacağı usullerin gösterilmesi; iddia edenin ispat yükünü değiştirmemektedir. Davalı aracın satım bedelini ödediğini ispat yükü altında olmayıp, davacı satım bedelini aldığını resmi bir belge ile ikrar ettiğinden, bedeli almadığını yani karinenin aksini aynı şekilde HMK'nın 200 vd uyarınca yazılı bir belge ile kanıtlamak zorundadır. Davacı; bu yolda bir delil sunmadığından davacıya dava dilekçesinde dayandığı yemin delili hatırlatılarak davalı tarafça eda edilen yemine dayalı olarak verilen davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Satım bedellerini ödediğini davalının ispatlaması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Bu halde davacı satıcının ticari defterleri incelenerek bir sonuca varılamayacaktır. Satım bedellerini aldığını resmi satım senetlerinde ikrar eden davacı, satım bedellerinin ödenmediğini ispatlayamamıştır.Davacı davasında haksız ise de; takibi kötü niyetle başlattığı ispatlanamadığından davanın reddi ile birlikte davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış istinaf nedenleri yerinde görülmeyen her iki yan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Her iki tarafça yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1095, K. 2026/1402, T. 02.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1095-e-2026-1402-k-ebdd298f5f35