Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5084 E. 2026/538 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5084
- Karar No
- 2026/538
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2406 Esas, 2024/2962 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/419 Esas, 2023/364 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaza müdahalenin menni mümkün olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ......... ili, ... ilçesi, .........Mahallesi 3 69... parsel sayılı taşınmazın davacıların miras bırakanı ..........adına kayıtlı bulunduğunu, ilgili taşınmaza ... tarafından kamulaştırmasız olarak fiilen el atılmış olup davalı idarece otopark , park alanı ve yol yapılarak kiraya verildiğini, dava konusu taşınmaz arsa vasfında olup; eski doğu garajında köşe parsel konumunda, belediye iş hanı, dönerciler çarşısı, saat kulesine çok yakın ve şehir merkezinde olduğunu belirterek öncelikle müdahelenin önlenmesine, olmadığı taktirde kamulaştırmasız el atma tazminatının davalı idareden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını kısmi dava şeklinde açmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın İsmet ... Kentsel Yaşam Alanı Uygulama Projesi'nin bütünlüğünün sağlanabilmesi amacıyla 03.11.2011 tarihli ve 579 sayılı ... Encümen kararıyla kamulaştırılmasına karar verildiğini, parsel sahiplerinin uzlaşmaya davet edildiğini, ancak parsel malikleri ile uzlaşma yolu ile kamulaştırma sağlanamadığını, davacının müdahalenin men-i talebinin iyiniyetten yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların müdahalenin önlenmesine yönelik taleplerinin reddine, kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat talebinin kabulüne, tespit edilen tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davacı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazdaki davacılar payının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin davalı idareye yöneltilemeyeceğini, emsalin uygun emsal olmadığını, şirket satışı olması nedeniyle emsal olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, değerin yüksek belirlendiğini, %45 düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerektiği hâlde düzenleme ortaklık payı denkleştirmesi yapılmadığını ileri sürerek ve resen gözetilecek nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak dava konusu taşınmazda bulunan davacılar murisi adına payının iptal ve davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şeklinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulması ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu harca hükmedilmesi gerekirken nispi harca hükmedilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak belirtilen yönler düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tapu kayıt Maliki Şakire Oran'ın ayrıca tapuda baba adı bulunmamakta olup, davacıların murisi ile aynı kişi olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
4. Kabule göre de dava konusu taşınmazın davacıların murisi adına kayıtlı olduğu, dava dışı başka mirasçılar da bulunduğu gözetildiğinde taşınmazın tamamında davacılar malik kabul edilerek tazminata hükmedilmesi ve tapusunun tümüyle iptal edilip davalı idare adına tesciline karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.