Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5000 E. 2026/331 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5000
- Karar No
- 2026/331
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/256 Esas, 2025/282 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/181 Esas, 2022/698 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının malik olduğu ............ ili, ..., ... Mahallesi 17 14... parsel nolu taşınmazda kamulaştırma işlemi yapılmadan enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle el atıldığından bahisle şimdilik 1.000,00 TL'nin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 3 üncü maddesi gereğince dava konusu parselin ödenmeyen kamulaştırma bedelinin dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı hususunun re’sen tetkik edilmesi gerektiğini, kesin hüküm, görev, derdestlik ve husumet itirazlarının olduğunu, davacıların murisine usulüne uygun tebligat yapıldığı ve kamulaştırmanın usulüne uygun olduğu hususunun Giresun Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/355 Esas sayılı dosyasıyla açıkça ortaya konulduğunu, tebligat yapıldığının mahkeme ilamı ile kesinleştiğinden, tebliğ tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, iş bu dava bakımından muhatabın müvekkil kurum değil ilgili banka olması gerektiğini, kurum tarafından kamulaştırma bedeli ilgili bankaya 29.01.1987 tarihli ve ... nolu makbuz numarası ile ödendiğini, noter tebligatı ile adına ödeme yapıldığını bilmesine karşın söz konusu parayı almayanın davacı olduğunu, davacı yan parasını almadığını iddia ettiğinden ilgili bankanın da davaya dahili gerektiğini, taşınmazın Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.1988 tarihli ve 1988/387 Esas, 1988/405 Karar sayılı kararına istinaden 1630 m² irtifak hakkının tescil edildiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan dava konusu uyuşmazlığa ilişkin kesin hükmün olduğu anlaşılmakla davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/103 Esas sayılı dosyasının farklı hukuki gerekçeye dayalı dava olduğunu, hukuken kesin hükümden bahsedilemeyeceğini, işbu davadaki talebin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 3 üncü maddesi uyarınca ödenmeyen kamulaştırma bedeline yönelik yapıldığını, parsel maliklerinin kamulaştırmanın yapıldığının iddia edildiği 1987-1988 tarihinde ölü olduğunu, kendilerine herhangi bir kamulaştırma tebligatı yapılmadığı gibi kamulaştırma bedelinin de ödenmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kaydında Türkiye Elektrik Kurumu lehine tescilli 1.630 m² yüzölçümlü irtifakın daha evvel dava konusu olduğu, yerel Mahkemece verilen hattın tescilli olan bölümü yönünden tazminat isteminin reddine ilişkin hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği ve Yargıtay'ın karar tarihi olan 04.03.2021 tarihinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen Ek 3 üncü maddenin yürürlükte olduğu anlaşıldığından, tescilli hat bakımından davalı kurum yararına usulî kazanılmış hak oluştuğunu, somut olayda usulî kazanılmış hakkın istinasını oluşturan haller bulunmadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.